• ŞAPHANE MEYDANININ TABİİ İSMİ OLAN " ŞAPHANE HALK KAHRAMANI MUSTAFA İSLAMOLU " ADI VERİLMELİDİR. DÜNYACA TANINAN TEK KAHRAMANIMIZIN İSMİNİN VERİLMESİ ÇOK GEÇ KALMIŞTIR
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.

ŞAPHANE HALK KAHRAMANI MUSTAFA İSLAMOĞLU

ŞAPHANE'NİN YENİ YÜZÜ HAZIRLANMAKTADIR. BURADA ÇOK ŞEYLER BULACAKSINIZ.
 

ŞAPHANE HALK KAHRAMANI

MUSTAFA İSLAMOĞLU

     Mevsim sonbahar, yapraklar sararmış,üzümler kızarmış. Mahsuller yetişmiş ambarlara doldurulmuş.

     Yıl 1827  Devlet-i Osmaniye-yi Aliye’nin Sultanı II.Mahmut’Han’dır.

Şaphane Gaipler Köyü odasına soluk soluğa koşarak gelen köyün genci Ethem;

Mehmet Ağa’ya dönerek bağırmaya başlar.

    _ Mehmet Ağa bir oğlun oldu der.

       Mehmet Ağa bir oğlan beklemektedir ve çok sevinir.Hemen elini cebine atar ve koca bir altın mecidiyeyi Ethem’in cebine koyuverir.

      Köy odasındakiler Mehmet Ağa’yı tek tek tebrik ederler ve köy odasındakiler koyu bir sohbete dalarlar.

Nihayet Mehmet Ağa hem çok sevinçli hemde ürkek bir düşünceyle evinin yolunu tutar.Evine doğru yaklaşınca mahallenin hanımları,çocukları oğlun oldu müjdemizi isteriz derler...

Mehmet Ağa onlara da birer mecidiye vererek müjdelerini ödüllendirir.

Köyün Ebesi Fadime Ana Ağanın geldiğini duyunca doğumunu yaptırdığı tosun gibi bir oğlanla Ağa’yı kapıda karşılar:

   _Mehmet Ağa!

  _Al sana tosun gibi bir oğlan Allah analı babalı büyütsün,millete faydalı bir evlat olsun der.

Mehmet Ağa bebeği kucağına alır şöyle bir yüzüne bakar dalarak...Fadime Ana Mehmet Ağa’nın kucağında bebek yukarı çıkarlar.

    Mehmet Ağa hanımına; geçmiş olsun hanım Allah’a şükür tosun gibi bir evladımız oldu der.

   Gaipler  Köyü İmamı, Rasim Efendi’ye haber çoktan ulaşmış ve Mehmet Ağa Mehmet Ağa diye, kapıda çoktan belirmişti bile...

     Mehmet Ağa, buyur hocam hoşgeldin sefalar getirdin der.

Mehmet Ağa oğlunuz hayırlı uğurlu olsun diyerek duasına başlar.

    Bu arada bebek yavaş yavaş uyumaya dalmıştır ve içinden şöyle bir(bismillah)çekerek bebeği çok kibar bir şekilde kucaklar ve içten Ezan-i Muhammediye yi avaz avaz okumaya başlar.

    O sırada komşularda ellerindeki işlerini bırakarak Ezan-i muhammediyeyi dinlemeye başlarlar.

    Hoca Mehmet Ağa’ya ,dönerek bu tosunun adı ne olcak diye sorar.

Mehmet Ağa çoktan bu soruya hazırdır.

  _Hocam

_Muhammet Mustafa’nın Mustafa’sı olacak hocam Mustafa’sı

Hoca tekrar duaya başlar.

    Adın Mustafa, adın Mustafa, adın Mustafa

Kahraman olsun, millete hayırlı uğurlu olsun diye dualarını ede ede bitiremez.

Nasıl olsa Mehmet Ağa kesenin ağzını oğlu için sonuna kadar açmıştı.Hoca da o kadar memmun kalmıştı ki,Allah senden razı olsun Mehmet Ağa diyerek evden ayrılır.

    Her ne hikmetse köy bu Mustafa’nın doğumundan çok memmundur.

O zaman adet üzeri 57 köyü ve kasabası olan Şaphane’nin diğer ağaları da Mehmet Ağa’yı ziyarete gelirler.

    Artık Mustafa annenin elindedir ve onun ninnileriyle büyümeye başlar.

                                    

 

                           Kundağına sardım taşı

                           Gözümden akıttım yaşı

                           Evliyalar yoldaşı

                           Uyu yavrum uyu

                           Büyü yavrum büyü

                           Ninni desem ne hal olur                              

                           Açılır gül bahar olur

                           Camilerde ezan olur

                           Uyu yavrum ninni

                           Büyü yavrum ninni

                           Ninnilerim senin olsun

                           Uykular gözüne dolsun

                           Kişiler sözüne uysun

                           Uyu yavrum ninni

                           Büyü yavrum ninni

 

 

 

 

 

 

                                                                    Karanfil oylum oylum

                                                                    Uyur mu benim oğlum

                                                                    Eğer oğlum uyursa

                                                                     Şen olur benim gönlüm

                                                                    Uyu oğlum ninni

                                                                    Büyü oğlum ninni

                                                                    Yavrum gözüm tavanda

                                                                    Çift öküzler samanda

                                                                    Yavrum baban yabanda

                                                                    Uyu oğlum ninni

                                                               Büyü yavrum ninni

 

  Mustafa gürbüz boylu boslu sütün gibi bir çocuk olmaya başlar.

Köy meydanında toplanan çocukların çelik çomak,topaç gibi oynadıkları oyunlarını dikkatle seyretmeye başlar. ( Devam edecek )
 

ŞAPHANELİ HALK KAHRAMANI İSLAMOĞLU HEYKELİNE BAŞLANDI

Şaphaneli Mustafa İslamoğlu, Osmanlı’nın çöküş zamanına rastlar. Adalet, güçlünün elinde olduğu sıralarda, Mustafa İslamoğlu, bir yiğit olarak ortaya çıkmış, zayıf ve haklı olanların yanında olmuş, hayatı pahasına bunu sağlamıştır.

Mustafa İslamoğlu, yaşadığı Şaphane, Pazarlar, Orhanlar, Gediz, Simav, Kula’nın ortak bir halk kahramanıdır. Bu şehirlerde halkın iliklerine kadar Mustafa İslamoğlu işlemiştir.

İslamoğlu Şaphane Medresesi öğrencisidir. Daha sonra medreseyi bitirmiş olup, edebiyatçı ve çok iyi saz çalan, söyleyen Şaphaneli bir yiğittir.  Edebiyatta, Müzikte ve beyaz perdede yerini almıştır.  " İSLAMOĞLU " adıyla 1966 yıllarında filmi çevrilmiş ve tüm dünyada gösterime girmiştir. Bu halk kahramanın hikâyesini arkası yarın yaparak, basınımızda yayınlamıştık. Bu yazılarımız üzerine, pek çok bölge halkı İslamoğlu’nu tekrar keşfettiler.  Yine bu yazılar üzerine Şaphaneli, gönüllü Kudret Gümüşhan’nın kızı, heykeltıraş kızımız Şaphaneli Gökçe GÜMÜŞHAN CAN  heykel için gönüllü olarak hazırdırlar. Geriye kalan ustasıyla, işçisiyle, bölge haklıda hazır olduğunu belirtmişlerdi.

Heykeltıraş kızımız Şaphaneli Gökçe GÜMÜŞHAN CAN Şaphane’ye kadar gelerek, muhabirimiz ve çıkacak olan İslamoğlu kitabının yazarı Tahsin Ünlü’den, İslamoğlu’nun detaylarıyla beraber tüm hikâyesini dinledi. Gözünün önünde, bu 2.20 boyundaki halk kahramanı canlandırdı. Hele İslamoğlu eşinin o uzun saçlarını kendi elleriyle son defa örüşünü ve eşinin de vasiyeti üzerine bu dünyadan o örülü saçlarıyla göç etiğini öğrenince, gözleri yaşardı ve hüzünlendi.   Birden fırlayarak “ Abi ben bu Bölge Kahramanın 5m boyundaki heykelini, hiç karşılık beklemeden kendi ellerimle dikeceğim. İnşallah bu bana nasip olacak “ diye çocuklar gibi duygusallaştı, heyecanlandı. Çevrede bulunanlar da heyecana katıldılar. O kadar ki, orada bulunan hanımlar, Hüseyin Süer, ayağa kalkarak birebirlerine sarıldılar.

Mustafa Süer ayağa kalkıp, bir konuşma yaptı:

“Komşular, sevgili Heykeltıraş kızım Gökçe!

Beni heyecanlandırdınız. Bu halk kahramanı Mustafa İslamoğlu’nun heykeli mutlaka Şaphane kavşağına dikilmelidir. Bu Şaphane ekonomisini canlandıracaktır. Bu heykelde halk katkısı da olacaksa, esasında, buna para yardımı yapamayacak kişilerden biri de benim. Tüm gelirim emekli maaşım. O da 500 lira. Zor geçiniyorum. Fakat sizin şuradaki heyecanınızı ve heykeli yapmaktaki kararlı duruşunuzu görünce, heykelin dikileceğine emin oldum. İlk başlangıç katkısının, ilk temel harcının benden olmasını isterim. İşte cebimdeki tüm paramı İslamoğlu heykeli için kızım sana teslim ediyorum. Şaphane kavşağında, altında dinlenme tesisleriyle birlikte, İslamoğlu Heykeli bölge halkına hayırlı olmasını dilerim. “

Böylece Şaphane Kavşağı’nda yapılacak Mustafa İslamoğlu heykelinin ilk kıvılcımları atılmış oldu. İlk temel Hüseyin Süer’den başladı.

Konuyu Şaphane Belediye Başkanı ile görüştüm. Başkanım!

Mevlanasız Konya, bir çöldür. Oraya hayatı Mevla’nın topladığı unvan ve turistler vermektedir. Şaphane için de İslamoğlu o dur.

Heykelin dikilmesini bende isterim. Bütün masraflar sadece belediye bırakılmamalıdır. Bütün bölge halkının da yardımcı olmasıyla, bu heykel dikilebilir. Heykeltıraş kızımızı da bekliyorum. Bir gün önce başlayalım.”

Heykelin ilk kalıbının çıkarılması için 1 kamyon kil gerekmeydi. Bu kil de Şaphane’de mevcuttur.

Halkta ise, her gün heykel için çalışacaklar, ellerden geleni yapacaklar, maddi destekte bulunacaklar gelişmeleri sormaktadır.

MUSTAFA İSLAMOĞLU KİMDİR?

KISACA HAYATI:

Şaphane denince de hemen aklımıza bölge Kahramanı Mustafa İslamoğlu gelir.
Şaphane Medrese öğrencisi, Şaphaneli Mustafa İSLAMOĞLU. Daha sonra Şaphane Madersisi’ni bitirmiş, okumuş, aynı zamanda bağlama çalan bir şair. Takriben 1827 yılında doğmuştur. İslamoğlu’nun ününün dünyaya yayıldığı yıllar ise 1850 – 1865 yıllarına rastlar. Tüm bölgeyi saran kahramanlıklarını, 39 yıllık ömrüne sığdırmıştır.

 

Bu tarihlerde, Osmanlı’nın çöküşüne, rüşvet, adam kayırmanın, hakkın güçlü olandan tarafa verilmesinin tohumlarının atıldığı, çürümüşlüğün başladığı yıllara rastlar. O zaman vergileri “ Tahsildar “ denen kişiler
topluyor. Tahsildarlar bu görevi bir padişahlık edası içinde, görevlerini hayli aşan bir şekilde, işi zulme döndürerek icra etmektedir.
İslamoğlu da o zaman daha 2m boyunda, 17 yaşlarında, Şaphane Medrese öğrencisi bir delikanlıdır. Tahsildarlar babasında alacak bir şey bırakmamıştır. Babası verecek bir şeyim yok demesi üzerine tahsildar,         “ Madem verecek bir şeyin artık yok, karın da mı yok... “ demesi üzerine, İslamoğlu’nda haksızlığa karşı ilk kıvılcımlar atar. Nihayet İslamoğlu zulme karşı dağa çıkmak zorunda kalmıştır. Tarihçi Cemal Kutay’ın deyişiyle, Ege Bölgesi'nin sosyo-ekonomik yapısının bir sonucu olan ve ezilen yoksul kesimin toplumsal muhalefetinin aldığı bir biçim olan efeliğe ilgi duymaya başlar. İslamoğlu ini, halen Karacakaya ve Orhanlarda bulunmaktadır. Her iki in ve çevresi de ne hikmetse, resmin bir kopyası  gibi fiziken aynıdır. O bölgenin ortak halk kahramanıdır.

 

 

 . Şaphane halk kahramanı Mustafa İslaoğlu’nun filmini aramaktaydık. Meğer    “ İSLAMOĞLU “ filmi, dünya filmleri arasında, kayıtlı olarak bulduk. Piyango vurmuş gibi oldu.  Eşref Kolçak İslamoğlu rolünde, Selma Guneri Kazim Kartal başrollerde Yazar Kemal Kan, Yöneltmen Necil Ozon, Ozon Film tarafından 1966 yılında Şaphane’de çevrilmiş. Bu kadar detayı bilince filme ulaşmak an meselesi. Filmin bulunulmasını Şaphane halkı beklemektedir.


ŞAPHANE HALK KAHRAMANI, MAĞDUR DOSTU MUSTAFA İSLAMOĞLU

İSLAMOĞLU OYUN VE TÜRKÜLERİNİ SEYRET: Tıkla,  doldurmasını BEKLE, BAK!
http://www.videowebtown.com/kiraz/9917/30680
ein Bild
İŞTE HEYEKELİNİ DİKMEYE ANT İÇTİĞİMİZ ŞAPHANE HALK KAHRAMANI MUSTAFA İSLAMOĞLU

 
 İslamoğlu'nun babası, hemen Medrese'nin yanından oğlu için bir ev alır. Mustafa İslamoğlu işte bu evden Medere'ye gelip gider. ( O zmanki mdrese, bugünkü Yeni Mederese Camii ( Cırıklar ) yanındadır. Bu ev ise şimdi Akçasano Ahmet Abi1nindir.)
ŞAPHANELİ MUSTAFA İSLAMOĞLU ŞAPHANE MEDRESESİ ( ŞAPHANE
ÜNİVERSİTESİ ) ÖĞRENCİDİR. Daha sonra medreseyi bitirmiş olup, edebiyatcı ve çok iyi saz çalan, söyleyen Şaphaneli bir yiğittir.  Edebiyatta, Müzikte ve beyaz perdede yerini almıştır.  " İSLAMOĞLU " adıyla 1966 yıllarında filmi çevrilmiş ve tüm dünyada gösterime girmiştir. Şaphne halkı, gönüllü heykeltraş kızımız Şaphaneli Gökçe GÜMÜŞHAN CAN  heykel için hazırdırlar. Geriye kalan ustasıyla, işçisiyle, bölge HALKI ONUN HEYKELİNİ ŞAPHANE KAVAŞAĞINA DİKMEYE KARARLIDIR. TEK ENGEL ŞİMDİKİ MAHALLİ İDARENİN, MUSTAFA İSLAMOĞLUNU TANIYAMIŞ VE GEREKLİ DESTEĞİ VEREMEMİŞ OLMASINDANDAN GEÇİKMEKTEDİR.
 "MEDRESELİ MUSTAFA İSLAMOĞLU" KİTABININ ALT YAPISI TAMAMLANMAKTADIR. BİR ÇOK ÜNİVERSİTEDE DOKTORA KONUSU OLMUŞTUR.  BURAYA YAZMAYA DEVAM EDECEĞİZ.
KISACA HAYATI:.
Şaphane denince de hemen aklımıza bölge Kahramanı Mustafa İslamoğlu gelir.
Şaphane Medrese öğrencisi, Şaphaneli Mustafa İSLAMOĞLU. Daha sonra Şaphane Madersisi’ni bitirmiş, okumuş, aynı zamanda bağlama çalan bir şair. Takriben 1827 yılında doğmuştur. İslamoğlu’nun ününün dünyaya yayıldığı yıllar ise 1850 – 1865 yıllarına rastlar. Tüm bölgeyi saran kahramanlıklarını, 39 yıllık ömrüne sığdırmıştır.
Bu tarihlerde, Osmanlı’nın çöküşüne, rüşvet, adam kayırmanın, hakkın güçlü olandan tarafa verilmesinin tohumlarının atıldığı, çürümüşlüğün başladığı yıllara rastlar. O zaman vergileri “ Tahsildar “ denen kişiler
topluyor. Tahsildarlar bu görevi bir padişahlık edası içinde, görevlerini hayli aşan bir şekilde, işi zulme döndürerek icra etmektedir.
İslamoğlu da o zaman daha 2m boyunda, 17 yaşlarında, Şaphane Medrese öğrencisi bir delikanlıdır. Tahsildarlar babasında alacak bir şey bırakmamıştır. Babası verecek bir şeyim yok demesi üzerine tahsildar,         “ Madem verecek bir şeyin artık yok, karın da mı yok... “ demesi üzerine, İslamoğlu’nda haksızlığa karşı ilk kıvılcımlar atar. Nihayet İslamoğlu zulme karşı dağa çıkmak zorunda kalmıştır. Tarihçi Cemal Kutay’ın deyişiyle, Ege Bölgesi'nin sosyo-ekonomik yapısının bir sonucu olan ve ezilen yoksul kesimin toplumsal muhalefetinin aldığı bir biçim olan efeliğe ilgi duymaya başlar. İslamoğlu ini, halen Karacakaya ve Orhanlarda bulunmaktadır. Her iki in ve çevresi de ne hikmetse, resmin bir kopyası  gibi fiziken aynıdır. O bölgenin ortak halk kahramanıdır.
   

Sizlerle çok sevindiğimiz bir haberi paylaşmak isterim. Şaphane halk kahramanı Mustafa İslaoğlu’nun filmini aramaktaydık. Meğer “ İSLAMOĞLU “ filmi, dünya filmleri arasında, kayıtlı olarak bulduk. Piyango vurmuş gibi oldu.  Eşref Kolçak İslamoğlu rolünde, Selma Guneri Kazim Kartal başrollerde Yazar Kemal Kan, Yöneltmen Necil Ozon, Ozon Film tarafından 1966 yılında Şaphane’de çevrilmiş. Bu kadar detayı bilince filme ulaşmak an meselesi.


ein Bild SELMA GÜNERİ  " İSLAMOĞLU " FİLMİNDE ROL ALDI

 
ein Bild  EŞREF KOLÇAK SON HALİ
ein Bild
EŞREF KOLÇAK " İSLAMOĞLU " ROLÜNDE

 Daha önce gazetelerde haftada bir yayınlanan bölümlerden

 

İslamoğlu 1

İslamoğlu derler benim adımı
Yiyen bilir ince bıçağımın tadını
Yaman olur Şaphanenin adamı
Nolaydın da keşke teslim olaydın

Konak avlusuna kendin varaydın
Şaphane dağını duman bürüdü
Üçyüz atlı beşyüz yaya yürüdü
Can Mustafam şu dünyada bir idi
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu inip gelir enişden
Her yanları görünmüyor gümüşten
Mevlam kurtarsın seni bu işten
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu Orhanlara yaslanır
Yağar yağmur al çepkeni ıslanır
Deli gönül bir gün olur uslanır
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu derler benim bir adım
Düşmandan öç almak idi muradım
Tavlada bağlandı kaldı kır atım
Nolaydın da keşke teslim olaydın

 

Abdullah Çavuş

Kütahya

EŞREF KOLCAK ARANIYOR Şaphaneli Mustafa İslamoğlu müzik de edebiyatta yer aldığı gibi Sinemada da büyük yer bulmuş bir isim. İslamoğlu adıyla film çevrilmiş ve bütün dünyada gösterilmişti. Şaphane de geçen filmi Şaphaneliler büyük hayranlık içinde seyretmişlerdi. Film iliklerine kadar işlemiş olmalı ki bu filme ulaşmaya çalışmaktalar. Şaphaneli Ümit Karafe bu işin üzerine düşmüş ve Mustafa İslamoğlu rolünü oynayan Eşref Kolçak’a ulaşmak için elinden geleni yapmaktadır. Kendisinin izini Bursa'da bulmuş ve orada oturduğunu öğrenmiş. Ümit Karafe:’Ben Şaphane sevdalısıyım. Bölgemizin bir kültürünü temsil eden Mustafa İslamoğlu hayranıyım. Bu filmi daha önce defalarca görmüştüm. Şaphane   adı da geçince ayağa fırlamıştık. Esasen filme ulaşmamız şart. Bunun için Mustafa İslamoğlu rolündeki Eşref Kolçak’a yüzü yüze görüşmeye karar verdim. Kendisine ulaşmış sayılırım. Bizi fiilen ulaştırması için rica edeceğim. Mümkün olursa da Şaphane' ye davet etmek niyetindeyim. Şaphane tarihinde, edebiyatta, müzik de ve sinemada  dünya ya ulaşmış, dünyaca tanınan başka hemşehrimiz yok. Biz yeni nesil olarak bunu daha iyi görüyoruz. Heykelinin yapılması fikrinde rol alanlara, yapacaklara daha şimdiden teşekkür ediyorum. Her hemşehrim gibi ben de her türlü fedakarlığa hazırım’ dedi.   

 


Bir Şaphane Efesi bir yumruk olduğumuzu simgeledi
ŞAPHANE BAYRAMDA TEK YUMRUKTU
EŞREF KOLÇAK ŞAPHANE'YE GELECEK
İslamoğlu filminin baş oyuncusu ve İslamoğlu rolundeki Eşref Kolçak Beye ulaştım ve kendisiyle konuştum.
- Efendim, Şaphane ve İslamoğlu'nu hala hatırlıyormusunuz?
- Hiç unutmadım ki! İslamoğlu bana hep Şaphane'yi hatırlatır.Küçükağa ise  bana Kütahya'yı hatırlatır.
Sizi bu Cumartesi Şölenimizde aramızda görmek isteriz.
- Zaman çok kısa, fakat ben Şaphane'ye gelmeyi çok isterim. Konuşalım. Bana ulaşacağınız numaraları da veryim.
- Halk Kahramanı İslamoğlu diyarı Şaphane halkına kucak dolusu selamlar. En kısa zamanda sizleri ziyeret edeceğim.....

İslamoğlu 1 - Abdullah Çavuş - Bu Türkünün Yöresi Kütahya ŞAPHANE

İslamoğlu derler benim adımı
Yiyen bilir ince bıçağımın tadını
Yaman olur Şaphanenin adamı
Nolaydın da keşke teslim olaydın

Konak avlusuna kendin varaydın
Şaphane dağını duman bürüdü
Üçyüz atlı beşyüz yaya yürüdü
Can Mustafam şu dünyada bir idi
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu inip gelir enişden
Her yanları görünmüyor gümüşten
Mevlam kurtarsın seni bu işten
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu Orhanlara yaslanır
Yağar yağmur al çepkeni ıslanır
Deli gönül bir gün olur uslanır
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu derler benim bir adım
Düşmandan öç almak idi muradım
Tavlada bağlandı kaldı kır atım
Nolaydın da keşke teslim olaydın

 
" İSLAMOĞLU PARKI "
Şaphane Medresesi mezunu, edebiyatta, müzikte, Sinemada yerini almış, dünyaya Şaphane ismini duyuran Halk Kahramanı, Şaphane yiğidi, Hafızı-Kuran Mustafa İSLAMOĞLU'nun ismi yeni parka verilmiştir.
Şaphane bu yiğidine bu güne kadar sahip çıkmamış. Bunu fırsat bilen bir çok ilimiz o na sahip çıkmış, bağırlarına basmışlar ve kendi hemşehrileri olduğunu iddia eder olmuştur. Nihayet İl Genel Meclisi üyesi Necati Demirtaş yeni parka geç de olsa, Mustafa İslamoğlu Parkı adı verileceğini müjdelemiştir.
 

İSLAMOĞLU adlı film dünya film klasikleri arasındadır, Derneğimiz bu filme ulaşma cabaları içindedir. Bu kadar unvana kavuşmuş tek hemeşehrimizdir ve Şaphane'yi en iyi şekilde o tanıtacaktır

İslamoğlu heykeli yapımında da çok geç kalınmaktadır.
Halkımız oybirliği ile İslamoğlu ismini kabul etmişledir. Eğer bu Belediye Meçlisi'nde de oylanacaksa, oybirliği ile geçmeli ve bu tarihi an ayakta alkışlanmalıdır.
 
 
 

M. İSLAMOĞLU HİKAYESİ:

 Şaphane Kavşağı’na heykeli dikilecek Şaphaneli Mustafa İslamoğlu Orhanlar’da en yakının arkadaşı tarafından vurulmuştur. Orhanlar’da 3 çatal ceviz ağacına kadar gider ve orada kalır. 300 atlı, 500 yaya yanına gelemez.  Eşi Yörük kızı arkasında ağıtlar yakar. Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz.                                   Defterin Orhanlarda dürüldü,                  Durakların, yatakların soruldu,                  Benim efem bir kurşunla vuruldu,                  Gitti elden, gitti yiğit Mustafa’m  

Edebiyatımızın, Sinemamızın, Müziğimizin bölge Kahramanı Mustafa İSLAMOĞLU’nun heykelinin, Şaphane Kavşağı’na dikilmesi her gün daha da kesinlik kazanmaktadır. Her ne kadar İslamoğlu Şaphaneli ise de, yaşamı ve olayların geçtiği yerler, olaya karışanlara bakınca, Gediz, Simav, Pazarlar, Yenikent ve bilhassa Orhanlar ve Selendi’nin de ortak kahramanıdır. Arkasında bir Yörük kültürünü bırakmıştır.  Kültür Derneğimiz bu adı geçen şehirlerin idarecilerine yazı yazacaktır. Ama şimdiden, başta belediye başkanlarına seslenmek isterim. Bu bölgenin, ortak kahramanın kültür varisleri olarak heykelinde sizlerin de mutlaka tuzunuz, katkınız olsun isteriz. Bu bizleri daha da yakınlaştıracak ve şehirlerinizi daha da tanıtacaktır. İki satır destekleyici yazınız bile olsa kabul!

 Orhanlarda ortak kahramanımız arkadaşı tarafından vurulmuştur. 3 gün, 300 atlı, 500 yaya yanına gelemez.  Eşi Yörük kızı AYŞE arkasında ağıtlar yakar. Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. 

SENİN NAMIN YAYILMIŞTI BÖLGEDE,

EFELİKTE EŞİN YOKTU BELKİ DE,

ÇOK EFELER KALMIŞ İDİ GÖLGEDE,

DAĞLARIN ŞENLİĞİ YİĞİT MUSTAFAM!

  Mustafa İslamoğlu karısı Yörük kızının o uzun saçlarını kendi elleriyle örmüştür. Ama bu onun karısının uzun saçlarını son örüşü olur. Rahmetli olmuştur. Yörük kızı Ayşe de kendi ölümüne kadar bu örgüyü bozmaz. Vasiyeti üzerine öyle defnedilir.  Eşi Yörük kızı İslamoğlu’nun arkasından ağıtlar yakar. Geçen hafta kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu ağıt da burada sona ermektedir.             FERMANLARIN SORKUN DAĞI’NDAN DAĞILDI,            YİĞİTLİĞİN KÂİNATA DUYULDU,             AKAN KANIN İÇERİME YAYILDI             KİMLERE BIRAKTIN BENİ MUSTAFAM.
 
 

 MUSTAFA İSLAMOĞLU FÖLKLORÜ

  Bir şehri, şehir yapan tarihi ve kahramanlarıdır. Bizim de tüm yurtta ve dünyada meşhur olmuş bir halk kahramanımız var. Türkülerin bilmeyen yok.  Bu kahraman Şaphane Medrese öğrencisi İslamoğlu’dur Şaphane bu dünyaca meşhur kahramanına sahip çıkmamıştır. Sen sahip çıkmazsan, birleri sahip çıkar. İnternette inceleyince, Afyon’dan Sivas’a kadar pek çok ilimiz sahip çıkmış gözüküyor. Türküsü’nün sözleri bile yozlaştırılmış. Hayat hikâyesi de öyle. 

İslamoğlu derler benim adımı
Yiyen bilir ince bıçağımın tadını
Yaman olur Şaphanenin adamı
Nolaydın da keşke teslim olaydın

Konak avlusuna kendin varaydın
Şaphane dağını duman bürüdü
Üçyüz atlı beşyüz yaya yürüdü
Can Mustafam şu dünyada bir idi
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu inip gelir enişden
Her yanları görünmüyor gümüşten
Mevlam kurtarsın seni bu işten
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu Orhanlara yaslanır
Yağar yağmur al çepkeni ıslanır
Deli gönül bir gün olur uslanır
Nolaydın da keşke teslim olaydın

İslamoğlu derler benim bir adım
Düşmandan öç almak idi muradım
Tavlada bağlandı kaldı kır atım
Nolaydın da keşke teslim olaydın
 
 
 
 Sadece orijinal İslamoğlu Türküsü bu kalmış. İslamoğlu’nun bizden Şaphane’den olduğunu bununla ispat edeceğiz.

İslamoğlu bir haydut değildi ve bir Şaphane Kahramanınıydı İslamoğlu’nun heykelini meydana dikmek Şaphane’nin boynunun borcu ve bir kültür hizmeti Bildiğiniz gibi Şaphane Kahramanı İslamoğlu’nu işlemekteyiz. Meğer o halkın kalbinde zaten yaşıyormuş. Onun için Halk Kahramanı diyoruz. İşte konuyu açınca, rasgele hemşerilerimizin yıllardan beri iç dünyalarında yaşattıkları İslamoğlu ortaya çıkıyor.  Mırıldanmaya başlıyorlar. Hemşerimiz Hayri YILDIRIM hemen 2 mısrayı söyleyiveriyor.                                                                                           Orhanların altında un değirmeni

Beni vuran gâvur değil, ermeni

 

Yine orda oturan Ahmet OVALI haberimizde yer alan mısraları diziveriyor. Burada bulunan insanlar tesadüfen ordalar ve rasgele insanlar. Bu da İslamoğlu’nun her gerçek Şaphane’linin kalbinde yaşadığını gösteriyor.

Geçen hafta İSALMOĞLU filminden bahsettik  Acaba kaç kişi bu filmi seyretmiştir?. Kaç kişi görmüştür? Diye düşünüyordum. Meğer tüm Şaphane’lilerden nerdeyse seyretmeyen kalmamış. Kimi Kütahya’da, kimi İzmir’de görmüş. İslamoğlu ismi geçince, tüm Şaphane orda sinemada.  İslamoğlu rolünde Eşref KOLCAK “ … Ağam Şaphane Dağlarından geliyorum… “  deyince o kadar bir alkış bağrış kopar ki, olay var diye Sinema durur. Bu film dünyada, yurdun her köşesinde gösterilmiştir. Hatta Şaphane Sineması’nda da 1974 yılında gösterilmiştir.

 

İslamoğlu edebiyatımıza konu olmuş, pek çok kitabı vardır. Gedizli hemşerimiz tarafından da bir kitabı yazılmıştır. Kitabın yeni baskıları yapılmamış ki piyasada bulunamıyor. Olay sil baştan, incelenerek, kitabı yazılmalı ve edebiyatımıza kazandırılmalıdır. Çok azınlıkta ve İslamoğlu’nun Şaphane’ye hizmetlerini daha görmemiş hemşerilerimiz dışında, çoğunluk, Şaphane adını edebiyatımıza ve beyaz perdeye aktaran tek hemşerimiz İslamoğlu’nun heykelinin, halkın katkılarıyla dikilmesinde geç kalındığına hem fikirdir.

 

Bazı fazla düşünmeyi sevmeyen hemşerilerimiz, “ Biz aş ekmek derdindeyiz, siz ne boş şeylerle uğraşıyorsunuz “ diyeceklerdir. Asıl dolu olan işler bunlardır. Şaphane bir türlü kabuğunu kırıp da dünyaca ve çevresinde tanınmadığı için, ticarette de geridir. Dünyaca tanınan yerler refahlarını kat kat artırmışlardır. İsalmoğlu Şaphane’yi tanıtmada iyi bir fırsat olacaktır.

Hemşerilerimiz çok gurbet görmüşler ve bilgilerini artırmışlardır “ Yunus Emre’ye 7 il sahip çıkmış, yedi ilde de heykelleri vardır. Her ilden olduğunu gösteriri deliller ortaya çıkmıştır “ demektedirler. Neden? Esas memleketi tek olduğuna göre, orası sahip çıkmayınca, diğer iller sahip çıkmıştır ve bu doğaldır. Bunun çok benzerleri vardır. Bizde Şaphaneli İslamoğlu’na sahip çıkmazsak, mutlaka sahip çıkan olacaktır ve sahip çıkmak isteyen çok yerler de vardır. Ama İslamoğlu’na Şaphane sahip çıkacaktır.  Bundan sonra sokaklarımıza, okullarımız İSLAMOĞLU adı verilmesiyle başlanacak, şehrimizi de halkın yaptıracağı İslamoğlu heykeli süsleyecektir.

olacaktır. Güvendim, sığındım ulu Mevla’ya           Avımın izinden geldim Kula’ya          Hiç düşmeden bir kazaya belaya          Hak ettim, hakkı alır giderim                    Dini ayrı olan giyiyor kürkü,          Çekmişim kürklüden sarıyı kırkı,          Enayi sanmasın Türk oğlu Türk’ü          Kuşatmayı savıp, delip giderim!           Gün olur nasibin gelir yanına,          Gün olur gidersin nasip yanına       Bazı da mal olur tatlı canına       Kurtardım yakayı dolup giderim!          Ey dereler, ey tepeler, dinleyin       Şu sazımın dillerinden anlayın       Anlayayın da inim inim inleyin       Sorkun Dağlarına dalıp giderim.   

Şaphane yolunda koptu kıyamet,

Üç kızım var, Allah’ıma emanet

Bana derler İslamoğlu Mustafa

Oh derken dumanın ağar göklere,       

Kara haberimiz gitsin köylere,                       

Muştulayın zorba, ağa beylere,

Gitti kahramanım, yiğit Mustafa’m!

 

İslamoğlu diye ünün var idi,

Gidip teslim olmak utanç, ar idi,

Kahraman Mustafa’m candan yar idi,

Gitti sevgilim yiğit Mustafa’m

Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 5°
Saat
ŞAPHANE KÜLTÜR, TANITMA, GELİŞTİRME VE CEVRE DERNEĞİ
ŞAPHANE'NİN GELECEĞİ
DESTEĞİNİZİ ACİLEN BEKLİYORUZ.
ŞAPHANE HALK KAHRAMANI " İSLAMOĞLU " Adlı eser büyük bir çilt halinde bitmek üzeredir. Basıma vermeden önce, bildiklerinizi bildirme zamanıdır. Kitap tam olsun!
ŞAPHANE KÜLTÜR DERNEĞİMİZ,
ŞAPHANE DERTLERİ HARMAN,
SENİN YARDIMIN MUHAKKAK ŞAPHANE'YE DERMAN
.
HESAP NUMARASI
ŞAPHANE ZİRAAT BANKASI
796 51917650-5001
 
DESTEĞİNİZ ŞAPHANE'Yİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEKTİR. DESTEĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER