• ŞAPHANE MEYDANININ TABİİ İSMİ OLAN " ŞAPHANE HALK KAHRAMANI MUSTAFA İSLAMOLU " ADI VERİLMELİDİR. DÜNYACA TANINAN TEK KAHRAMANIMIZIN İSMİNİN VERİLMESİ ÇOK GEÇ KALMIŞTIR
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.

HABER GEÇMİŞİ

ŞAPHANE'DEN SON HABERLER:

 

TARİHİ ESERLERİ KURTARMA MELEĞİ ŞAPHANE’DE
Tarih ve Kültür Şehri Şaphane’de halen pek çok kurtarılması gereken tarihi yapı, eserlerle dolu. Bunlara Kütahya İl Genel Meclisi üyesi Necati Demirtaş el atmış durumdadır.Mimar ve Restorasyon Yüksek Lisans Öğrencisi Seven Bayrak Şaphane’ye gelerek, Hacı Hasanlar Konağı’nın son restorasyon çalışmalarını tamamladı. Restorasyonun başlaması için, projeler kurul onayına sunulacak ve mevsim ilerlemeden önce çalışmalara başlanacak.Bayrak sadece bulunla da kalmadı. Diğer tarihi yapıları gezdi.  Hacı Hasanlar Konağı’nda bulunan dokuma tezgâhının eksik kısımları var. Tezgâhın tekrar restore edilebilmesi için tamamının da görülmesi gerekli. Halen çalışan durumda dokuma tezgâhı Necati Demirtaş tarafından bulundu ve  Bayrak tarafından incelendi.Bayrak çalışmaları en kısa zamanda tamamlanarak restorasyon çalışmalarına başlanacağını belirti.Yazarımız Tahsin Ünlü de “ SAKLI KENT “ inde ortaya çıkarılmasını talep etti. O yönde de çalışmalar olacak.

 

  

ŞAPHANE DAĞI 4.YAYLA ŞÖLİ'NİNDE GERÇEK DOSTLARLA DOLUP TAŞTI.

Yayla Şöleni ve Şaphane deyince, çok açil ve almış olduğu işleri olmasına rağmen, her şeyi bir kenara bırakarak, tüm gün Bölgemizin halkıyla, Şaphanelilerle beraber olan Zahide Yetiş pek memnundu

" Şaphane ve Yayla şöleni deyince, her işi bir tara bırakıp, Cuma gecesinde geldim. O  sıcak bölge halkıyla beraber olmaktan, onlarla sohbet etmekten çok mutlu oldum. Şaphane deyince yine her zaman her yerde varım. Yaylamıza, düğünlerde işini bitirienler, öğleden sonra akmaya başladı ve saat 18 daha hala gelenler vardı.

Her şeye rağmen, gerçek Şaphane dostları oradaydı ve o kadar güzel oynayıp çoştular ki görmeye  değerdi.

Yurdun her tarafından katılan çok kıymetli Şaphane dostlarına buradan bir kere daha teşekkür ederim.

O candan ve sıcak kutlamaları pek yakında resimlerle ve canlı video gösterileriyle burada göreceksiniz.

 

ein Bild

İŞTE O CENNET " GÖKCUKUR " YAYLASI

YORUM 02.06.2009

ŞAPHANE DAĞI (2.165m)
 Dünya’da Şaphane şehri, büyük bir dağa kendi ismini veren tek şehirdir. Dünyada tam tersine şehirler, dağın isimlerin almışlardır. Ağrı ili gibi.
 ŞAPHANE DAĞI aynı zamanda, yer biliminin, coğrafya’nın akademik bir adıdır. Şaphane Şehri’nin tanınması, ancak dağın gölgesinin ulaştığı yerde bittiği halde, dünya Şaphane dağını çok iyi bilmektedir. Yer bilimcileri bir tarafa bırakalım, bugün Güney Afrika’da, Arjantin’de, Çin’de, tüm coğrafya fakültelerinde, Türkiye’de liselerde ve ilgili fakultelerde “ Şaphane Dağı “ okutulmaktadır. ABD daha da ileri giderek, Şaphane Dağı’nı sık sık inceleme konusu yapmıştır. Amerikelı bir doktora öğrencisi aylarca dağımızda kalarak, dağın tüm yapısını, ağaç yapraklarına varıncaya kadar inceleyerek doktora tezini “ ŞAPHANE DAĞI “ olarak vermiştir. Eskilerimiz bu doktora öğrencisini hatırlamaktadır. İhtiyaçlarını için çarşıya indiğinde “ “ Bak bizim hippi arkadaş gelmiş “ derlerdi. O zaman halkımız bunun bir doktora öğrencisi olduğunu fark edememişlerdir. Bu Amerikalı öğrenci doktorasını verip, Dr. Unvanı aldıktan sonra tezi 3 ciltlik kitap halinde Kütüphaneye bağışlamıştır. Bu tez İnternette de yer almıştı. ABD oturan vatandaşlarımız, dostlar bunu her görüşte dile getirmişlerdir. Şaphane Dağı sadece sivil bilim adamlarını değil, aynı zamanda askeri haritacıkta da yerini almıştır. Askeri harita bölümü yine dağımızda uzun zaman çalışmalar yapmıştır. Yani dünya, yer bilimcileri, bizden kat kat fazla Şaphane Dağı’nı bilmektedir.  Daha henüz bilmedikleri tek şey, şirin bir İlçenin adını taşıdığıdır.
 ŞAPHANE DAĞI’ına ŞAPHANE BU İSMİ VERMEYİ NASIL BAŞARMIŞTIR?
O zaman, Şaphane sınırlarını Selendi’den başlamakta ve çok geniş topraklara hâkimdi. Şaphane, Şaphane Dağı’nı bir gerçek fabrika gibi işletmişlerdir. Zenginlik hayvan sayısıyla ölçüldüğü devirlerde ve daha düne kadar, beldemiz Selendi ve Yörükleri başta olmak üzere, baharda Şaphane Yörükleri, binlerce baş hayvan ve yük develeriyle dağa çıkması günlerce sürerdi. Şaphane içinden de, Ovalılar gibi sülaleler de bu kervana katılırdı.Böylece o kadar Yörük ve binlerce baş hayvan Şaphane Dağı’nda kışa kadar kalır ve büyük bir ekonomi oluştururlardı.Şaphane Dağı, her yıl tüm Şaphaneli yörüklerle dolup taşmış, geniş bir servete de ulaşılmıştı. Dağı en verimli işletmelerinden dolayı, dağa, hakkıyla  ŞAPHANE DAĞI adı Osmanlı’nın daha ilk yıllarında verilmiştir.       
GÖKÇUKUR YAYLASI NEDİR?
 Osmanlı Kayıtlarında Şaphane Dağın’da 4 tane yaylanın adı geçmektedir. Gökcukur Yaylası bunların başında gelmektedir. Osmanlı İdaresi ve Maliyesi havan sayısını çok iyi bir şekilde kayıt altında tutmuştur. Belli hayvan sayısını aşmış Yörüklere, bu yaylanın yıllık tapusu verilirdi. Onun içindir ki, Gökcukur Yaylası’nın çok kimsede tapuları vardır. Ali Faik Oktay’ın dedeleri de bunlardan biridir. Onlarda yaylayı bir fabrika gibi çalıştırmışlardır. Cumhuriyet devrinde, Gökçukur Yaylasına, Cicigarolla sülalesi hakim olmuştur. “ Cemilemin gezdiği Şaphane Dağları meşelidir “ türküsünün kahramanı Cemile de, bu sülaledendir ve çoçukluğu, gençliği bu Yaylada geçmiştir. Türküde adı geçen olyda burada olmuştur. ( Bak Cemile’nin hayatı ) Nihayet bu sülale yaylanın arka tarafını da satın alarak, tüm yaylaya hâkim olmuşlardır. Bu Gökcukur Yaylası daha döne kadar, tam işletme durumundaydı.  Yörük kadınları, şimdi yaylanın ortasında bulunan  çeşmede, bütün gün kece üretmekteydi. Ayrıca tonlarca süt ve süt mamulleri bölgenin ihtiyacını karşılamaktaydı. Yörüklerin binlerce baş hayvanı yanında, şehirlere ulaşımı sağlayan atlar bu yaylada yetiştiriliyordu. Yayla işletmecinin en iyi örneği burada verilmiştir.Bu sülalenin halen yaşayanları vardır. Ellerinde bu yaylanın Cumhuriyet Tapuları mevcuttur. Şaphane kitabında yer alması için halen bir örnekleri de, Osmanlı arşivleriyle beraber bendedir. 
NEDEN “ ŞAPHANE DAĞI BÖLGESEL YAYLA ŞÖLENİ “
 Dünyada ilk ve tek bir şehir, Şaphane, kendi adını bu dağa vermiş ve  akademik, bilim çevreleri, yer bilimcilerinin tanığı, ders olarak liselerimizden başlayarak okutulduğu, dünyaca tanınan bir dağ olmuştur.O halde Şaphane Dağı’na kendi ismini veren Şaphaneliler sahip çıkmayacakta kimler sahip çıkacaktır? Son zamanlarda dağımız ihmal edilmektedir. “ Gitmediğin, ilgilenmediğin, görmediğin yer senin değildir. “ sözümüzden hareketle, dağımıza sahip çıkmak her Şaphaneliye farzdır. Şaphane Dağı Yayla Şöleni bunun bir gereğidir. Halkımız olayın bilincinde olup, kara, yağmura aldırmadan yollara düşmüştür. Bu Yayla Şöleni dağımıza sahip çıkmaktır. Unutulmaya yüz tutmuş, Şaphane müziğinin ve kültürünün sergilendiği tek yerdir. Yaşayan, geçmişi olan tek yaylamız Gökcukur Yaylası’nda yapılacaktır. Buyurun, hepimize farz olmuş, 20 Haziran 2009 Cumartesi “ ŞAPHANE DAĞI 4. GELENEKSEL YAYLA ŞÖLENİ’NE “Her türlü fedakârlığı gösteren, imece usulüyle işi götüren Şaphane halkı, derneği, fedakâr Mahalli sanatçılarımız, Yaylaya ulaşımı ve alt yapıyı sağlayan Şaphane Belediyesi ve Kaymakamlığımız, yaşayın! Var olun!  Şaphane Dağı, bünyesinde  “ SAKLI KENTİ “               “ HABERCİ KALESİNİ “ kontrollü turizme açılabilir raporu verilmiş “MAĞARASINI “ da barındırmaktadır. Dernek idareceilerimiz yeni yolu incelemiş olup, bazı retuşlardan sonra yayla içim mükemmel olacağına kanaat getirmişlerdir. Yolumuzun son retuşları da Yayla şleninden önce tamamlanacaktır.
 
 ŞAPHANE DAĞI 5.YAYLA ŞÖLENİne HAZIR OLUN!

 

www.saphane.biz ve www.saphane.tr.gg “ KARDEŞ SAYFALARIMIZI ZİYARET  EDİNİZ!
 
 
 
 
 
 
 
 
islamoğlu'nun baba, ecdat kökü Şaphane Gaipler Köyüdür. Köyün en yaşalılarından Mehmet Özkul ( 82 )  Burada İslamoğlu'nu anlattı. Ondan şiirler, türküler okudu. Şaphane'nin bu din ve bilim adamı,hafız, Şaphane Medresi mezunu İslamoğlu'nu, bu tanıtma fırsatını  tam anlayamadıklarına üzüldü.
ÖYKÜMÜZ YAKINDA BURADA
 
EN BÜYÜK MANEVİ VARLIĞIMI ŞAPHANE KÜLTÜR DERNEĞİNE BAGIŞLADIM. YAKINDA BURDA
ŞAPHANE  UNUTULDU
 Sevim Kocakalay Kültür ve Tarih şehri Şaphane şehrinin bu kadro ile artık benliğini tamamen kaybetmek üzere olduğunu ve 23 Nisan 2009 Kutlamalarında Şaphane’nin tamamen devre dışı bırakıldığını, bu durumu bayrama katılmayarak protesto ettiğini belirtti. Sadece evinden izledi.
 
 
 
 
 
 

 

TARİHİ ESERİN FEDAİSİYİZ

 Ben Şaphane Ayvacık Köyü’nden Osman Cangür. Şaphane sevdalısıyım.Şaphane Parkı’nın, Başvekil Adnan Menderes’in 22 Ekim 1957 tarihinde konuştuğu köşeye konulmak üzere tarihi kütüğümüz var. Bu tarihi kötüğün buraya yerleştirilmesi için biz köylüler olarak her türlü fedakarlığa hazır olduğumuzu yıllardan beri belirtmekteyiz. Defalarca haber saldım.İlk defa Belediye başkanının bu tarihi eseri getirmemek için ipe nasıl un serdiğine şahit oldum. Ben nihayet Ayvacık köyündenim ve normalde bizi ilgilendiren bir şey yok. Ama Şaphane benim İlçem, vatanım!
Bu tarihi eserde, geçmişin binlerce yılın bilgileri dolu. Ben kendimi köylü ve cahil sanırdım. Meğer daha benim gerimde cahiller ordusu varmış. 
Ondan umudu kesince, tarihi kötüğün taşınması için, kendim Simav Şoförler Derneği’ne giderek, durumu anlattım. Ummadığımız ölçüde ilgi gösterdidiler.Sabri Kundak abimiz, ben basına demeç veririken geldi. Durumu öğrenince çok üzüldü.Onun da kendiliğinden Simav Şoförler Derneği’ne gitmiş. Bir de o ricacı olmuş. Müjdeleyerek geldi.
 Simav’da hangi hemşehrilemizle denk  geldiysek, kısaca görev beklediklerin söylediler. O zaman bir kere daha fark ettim ki, Şaphane’nin, yüreği Şaphane için çarpan, Şaphane’yi ve kültürünü tanıyan, acilen bir lidere ihtiyacı var. Böyle bir lider olunca, paraya pula gerek kalmadan neler yapılır, neler. Şu Şaphane için, şahsi menfaat nedir bilmeden, durmadan çırpınanlara hayranım ve onlar için hep duacıyım. Şükürler olsun ki, Şaphane henüz daha sahipsiz değil

 

 
 
" İSLAMOĞLU PARKI "

Şaphane Medresesi mezunu, edebiyatta, müzikte, Sinemada yerini almış, dünyaya Şaphane ismini duyuran Halk Kahramanı, Şaphane yiğidi, Hafızı-Kuran Mustafa İSLAMOĞLU'nun ismi yeni parka verilmiştir.
Şaphane bu yiğidine bu güne kadar sahip çıkmamış. Bunu fırsat bilen bir çok ilimiz o na sahip çıkmış, bağırlarına basmışlar ve kendi hemşehrileri olduğunu iddia eder olmuştur. Nihayet İl Genel Meclisi üyesi Necati Demirtaş yeni parka geç de olsa, Mustafa İslamoğlu Parkı adı verileceğini müjdelemiştir.
 

İSLAMOĞLU adlı film dünya film klasikleri arasındadır, Derneğimiz bu filme ulaşma cabaları içindedir. Bu kadar unvana kavuşmuş tek hemeşehrimizdir ve Şaphane'yi en iyi şekilde o tanıtacaktır

İslamoğlu heykeli yapımında da çok geç kalınmaktadır.
Halkımız oybirliği ile İslamoğlu ismini kabul etmişledir. Eğer bu Belediye Meçlisi'nde de oylanacaksa, oybirliği ile geçmeli ve bu tarihi an ayakta alkışlanmalıdır.
 
  ŞAPHANE’ de  ULUSAL EGEMENLİK RESİM SERGİSİ
 
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Kutlamaları çerçevesinde Şaphane’de İlçe Kutlama Komitesi tarafından programlanarak 75.Yıl İlköğretim Okulu Görsel Sanatlar Öğretmeni Sevcan KARABACAK ve Anasınıfı Öğretmeni Hatice KARAKOÇ’un rehberliğinde öğrenci çalışmalarından oluşan Resim Sergisi 21 Nisan ‘da Şaphane Belediyesi Sinema Salonu’nda açıldı.Şaphane Kaymakamı Sayın Zerrin ÇAY BEŞİKÇİ tarafından açılışı yapılan Resim Sergisi nin açılış töreninde Jandarma Garnizon Komutanı Hüseyin BAŞ, İlçe Emniyeti Amiri Yusuf Ziya ARSLAN,İlçe Milli eğitimi Müdürü Salim KARABOĞA,vatandaşlar, eğitimciler,öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.Açış konuşması 75.Yıl İlköğretim Okulu Müdürü Fuat BAYRİ tarafından yapılan sergi ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladı.

Şaphane Standı'nda oda başakanı bilgi veriyor

ZİRAAT ODASI HALKI FUARA GÖTÜRDÜ
 
Şaphane Ziraat Odası halkı Kütahya Tarım ve Hayvancılık fuarına götürdü. Otobüs parsızdı. Oda bir de yiyecek ve içecek dağıttı. Fuar çok faydalı oldu ve halkımız çok şeyler öğrendi.
 
 
 
 
 
ÇAMAŞIRHANEYE HANIMLAR ALINACAK!
Hemşehrilerimiz Şaphane Kredi ve Yurtlar Kurumuna kadın çaaşıcılar alınacağını ve buraya layık ve ihtiyacı olan kişilerin alınması gerektiğini beirtiyorlar. Bir de partilerin bu kadro için ellerinde uzayıp giden listelerin varlığı da iddia edilmektedir. Bu çirkinliğe başta devlet karşıdır. Siyasi partiler sadece layık ve ihtiyacı olanını öne çıkarmalı ve siyasi gaygılarını ve ellerini buralardan artık çekmelidir. Geri tepmektedir.
Aziz Hemşehrilerim!
 Bu tip çirkinliklere son verilmesi ve ihtiyacı olan kişilere duyurulması dileğinizi burada yerine getirmiş bulunuyorum.
 
 
YORUM 10.04.2009
"Kadı kör, mübaşir sağır, davacı sen durmadan bağır“       Anadolu Atasözü 
                                        
 MAĞRUR OLMA, SENDEN BÜYÜK ALLAH VAR
Habeş kralları, kendini yeryüzünde Tanrının gölgesi olarak görürüler. Selamlamak şurada dursun, görüldüğü yerlerde yerlere secdeye yatılırdı.
Bilgi yarışmalarımızda hep soruyoruz. Bir Osmanlı Vatandaşı cihan padişahını nasıl selamlar?  El cevap:       “ Yaşa, Varol padişahım, mağrur olma senden büyük Allah var! “ Osmanlılar ne kadar büyüktür ve her zaman böbürlenmemeyi  hatırlatmışlardır. Yeni seçilenler bunu unutmamalı.
 NEDEN II. RAMAZAN
 Artık Şaphane lideri olma yolunda ıı. Ramazan var. Gerçekten başkanımız gerçekleri görerek, hızla değişmekte,  seçim bildirgesinde dile getirdiğimiz konuları ele alacağını açık ve net olarak belirtmiştir.
Başkan bu 5 yıllık dönem için seçim kaygılarından tamamen kurtulmalı bizler gibi bu memleketi gerçekten sevmelidir. Boş kalan ŞAPHANE liderliğini doldurmalıdır.
Ben bölgenin  kaderini değiştirecek ve şaphane tarihini ortaya çıkaracak    “ SAKLI KENTİN “ hala toprak altında iken,  kendini Şaphane aydını, görevlisi sananların nasıl rahat uyabildiklerini bir türlü anlayabilmiş değilim. Siz de bir Sayın Rektörümüzü arayıp, bu SAKLI KENTİN ortaya çıkarılmasında, mahalli idare olarak her türlü fedakarlığa hazır olduğunuzu belirtin! Bu işlere “ Şaphane halkı anlamaz, kaç oy getirir “ gözüyle bakılıyor.  Ne kadar yanlış!
 
Yolununuz Bolu’ya düşerse, Köroğlu, Aydın’a düşerse, Çakırcalı Efe heykelleri sizi karşılayacak! Ya yolunuz Şaphane’ye düşerse efelerin efesi, hafız                    “ İslamoğlu “ heykeli karşılayacak mı?
 
ŞAPHANE KİTABINDAN BİR SAYFA.“TAHSİNLEŞME”
Yeni bitme bir yemenici dükkânında harıl harıl çalışmaktadır. Yanındaki Ziraat Bankası’nda hummalı bir tamir çalışması başlamıştır. İskeleler kurulmuş, ustalar da çalışıyor. Bunları genç yemenici pir dikkat gözlemektedir. İşler yolundadır. Fakat yemeniciye göre  hiç de öyle değildir. İşleri detaylarına kadar gözlemlemiştir. Hemen telefona daha oracıkta sarılır. Ne yapar yapar Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü’ne ulaşır. Yanlış gördüklerini anlatır. Ama onu umursayan da yoktur. Yemenici sesiyle kükreyerek, “ Eğer burada bir hareket olmazsa, bakın orada ben sizi nasıl hareketlendiriyorum “ der ve telefonu kapatır. Genel Müdürlük neye uğradığını şaşırır ve hemen hareketlenir. Şaphane de, iskeledeki ustalarda hareketlenmeye başlarlar. Yemenici karşıdan bakmaktadır. Arkadan müfettişler gelir ve Ziraat Bankası tamir işi, 5 defa daha ihaleye çıkar. Hiç kimse genç yemeniciden böyle hareket beklemediğinden, başkalarının günahını alırlar.Yemenici bu topluma faydalı olmayı sevmiştir. Tam bu sıralarda da, cami restorasyon adı altında aslından uzaklaştırılmış, bir de üstüne üstelik tarihi saat alınmıştır. Hemen oraya da aynı hışımla koşar. Bu sefer aldığı cevaba şaşırır kalır. “ Hop. TAHSİNLEŞME! “Böylece TAHSİNLEŞMEK “ yeni bir marka olur.Bu genç yemenici kimdir?

Benim bölgemin çalışkan, merhametli insanları, www.saphane.biz ve www.saphane.tr.gg sayfalarımızda buluşmak üzere sağlıcakla kalın!

RAMAZAN YEŞİLDENİZ 3.SEFER SEÇİLDİ
Şaphane Mahalli Seçimlerinde Ramazan yeşildeniz 3. Sefer seçildi. Sonuçlar saat 18.00 sıralarında  resmi olmasa da belli olmaya başlayınca Şaphane’de büyük bir kutlama oldu. Park Kıraathanesi’nde hanımlar, beylerle dolup taştı ve olay coşkuyla kutlandı.
KESİN SONUÇLAR:                                                                                                 Belediye Meclisi
Milliyetçi Hareket Partisi:    1002   oy                       5 
 AK Parti                                         857     “                        3
C.H.P                                                       416     “                 1
Toplam seçmen: 2751
İL GENEL MEÇLİSİ:
Milliyetçi Hareket Partisi:  1645
AK Parti                             :  2546
,ŞAPHANE’DE DİŞ HEKİMİNİ TUTAMADILAR
Şaphane’nin duyarlı vatandaşlarından Şerif Akın çok üzgün olduğunu ve görüşlerini belirtmek istediğini söyledi.
 “ Şaphane sevdalısıyım ve etrafımda olup bitenleri çok iyi takip ederim.Sağlık Bakanlığı nihayet Şaphane’ye daha Kaymakam Hanım gelmeden önce bir diş doktoru tayin etmiştir.Önce diş hekimliği aletlerinin alınmasında zorluklar çıkarılmış ve Şaphane’nin ilgisizliğinden diş hekimini burada tutamamışlardır. Yine duyduğuma göre, bu diş hekiminin kadrosu Şaphane’dedir. Fakat Simav’da görev yapmaktadır. Şaphane’nin hayati ihtiyacı diş hekimini burada tutamayanları şiddetle kınıyorum. Ben çağırıldığımda bu konuda daha geniş bilgi vermeye de hazırım.
Ayrıca Şaphane Tarihi Saatini unutmuş değiliz. Tam aksine bu hasret her gün daha da artmaktadır.
Saklı Kent ne zaman gün yüzüne çıkarılacaktır? Bu sadece Şaphane’nin makûs talihini değil, bölgenin kaderini değiştirecektir.  Halkımızdan ve idarecilerimizden biraz daha candan ilgi bekliyoruz. “

SAKLI KENT NİHAYET GÜNYÜZÜNE ÇIKARILIYOR 
Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Güner Önce Şaphane’yi ziyaretinde  Tahsin Ünlü  yaptığı konuşmada Şaphane Dağı’nda bulunan  “SAKLI KENT” i dile getirmiş ve saklı antik kentin gün ışığına çıkarılmasında yardımlarını  istemişti Bunun üzerine Rektör Prof.Dr Güner Önce bu konuda yardımcı olacağını ve üniversite bulunan “ Arkeoloji Bölümünü“ buraya seferber edeceğini belirtmişti. Sadece Antik SAKLI KENT’in fotoğlarının gönderilmesini istemişti. Bu fotoğraflar hazırlanıp,  www.saphane.tr.gg sayfamızda herkesin görmesi için yayınlanmaktadır. Bu sefer  Şaphane muhabirimiz Tahsin Ünlü Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Prof.Dr Güner Önce’ye Kaymakamlığımız eliyle bir mektup göndererek,    “ SAKLI KENT “ nihayet gün yüzüne çıkarılmasını istirham etmiştir. Rektörümüz sayesinde, SAKLI KENT ortaya çıkarılacağına halkımız inanmaktadır ve bunu beklemektedir. Yakında çalışmaların başlayacağı ümit edilmektedir.

 

 700 YILLIK ŞAPHANE TARİHİ SAATİ

ŞAPHANE’DEN VAKIFLARA UYARI
Şaphane Ulu Camisi’nden alınan 700 yıllık tarihi saatin geri alınması için Şaphane halkı ve Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği büyük bir mücadele vermektedir. Tarihi saat Fransız yapımı olması dolayısıyla, Fransızların da dikkati çekmiş, Franksız uzmanlar Şaphane’ye kadar gelmiş ve şartlı hibe saatin derhal bulunduğu yere iade edilmesi gerekır diye görüş belirtmişlerdi. Hukuki ve idari mücadelerin devam ettiği sırada, Vakıflar Genel Müdürlüğü Dernek Başkanı Osman Kara’ya resmi mektup yazarak, saatin Şaphane’ye iade edileceğini bildirmiş ve 2 ay kadar da saatin bakım ve tabiri için sabır edilmesini istemişti. Aradan kaç 2 aylar geçmesine rağmen, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden ses çıkması üzerine Dernek Başakanı Osman Kara, durumu Kaymakam Hanıma iletmiş ve Kaymakamlık üzerinden Vakıflar Genel Müdürlüğüne resmi bir yazı göndermiştir.  Osman Kara;“ Bu sefer tarihi saatimize sahip çıkacağız. Tarihi saat şaphanenin en büyük kaybı ve gurur kaynağımızdır. Tarihi saat eninde sonunda esas yeri olan Şaphane’ye iade edilecektir. Esasında, her Şaphanelinin de ortak davası olan bu konu hakkında Vakıflara yazdığım resmi yazım aşağıdadır. Bu yaramız hiç küllenmeyecek ve saat gelinceye kadar da kapanmayacaktır. ŞAPHANE KAYMAKAMLIĞI ELİYLEVAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE     
                            A N K A R A 
 
Konu: Şaphane Tarihi Saati’nin iadesi sözünüzün            Yerine getirilmesi. Sayın Genel Müdürüm!Derneğimizin ve Şaphane halkının bu tarihi saatle bütünleştiğini ve ayrılamaz bir bütün olduğunu gördüğünüzü ve Şaphane Ulu Camisinde kalması şartı ile, şartlı hibe tarihi saatimizi defalarca iade edeceğinizi yazılı olarak beyan etmiştiniz. Fakat şimdiye kadar bu bir türlü gerçekleşmediSaatin bakımı yapıldığını öne sürüyor ve en sonunda 2 ay daha müsaade edilmesini talep ediyordunuz.Aradan ne kadar 2 aylar geçmesine rağmen, sözünüzü, her nedense bir türlü tutamadınız! Olay artık bitmeyen bir melodiye döndü. Bunu anlamak mümkün değildir.Sizin bir kamu kuruluşu ve bizim de SİVİL BİR KURULUŞ olduğumuzu hatırlatmakta tekrar fayda görmekteyiz. Sonra siz, Şaphane Ulu Camisi’nin Vakıflara ait ve Vakıflar idaresinin sorumluğunda olduğunu iddia ediyorsunuz. Yani siz tarihi saati bir elinizden alıyor ve öteki elinize veriyorsunuz. Yani tüm zincir yine, sizin sorumluk alanınızın içinde dönüyor. Aksi artık Şaphane Ulu Camisi’ni sorumluk alanınızdan çıkardığınızı, dışladığınızı gösterecektir. Yoksa, bir kurum yine kendine ait bir camiye, tarihi eserini iade etmekte neden halkı oyalasın. Biz Şaphane halkı ve derneğimiz, akıl, mantık ve hakkın, hukukun üstün geleceğini, olayımız uluslar arası bir skandala dönmeden ve şartlı hibe, Şaphane’ye ait olan saati, artık oyalamayı bırakıp, kesin iade edeceğinizi halen hasreten ummakta ve beklemekteyiz.Haksız ve hukuksuz olarak, Şaphane Ulu Camisi’nden almış olduğunuz tarihi eser, bu camide kalması şartlı bir hibedir.Bu şartlı hibe tarihi saatimizin bu sefer kesin iade tarihini belirtmenizi tekrar istirham ediyoruz. 
Hürmetlerimle
Osman KARAŞaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği Yönetim Kurulu Başkanı

 

YORUM 27.03.2009“Doğruları çok kişi söyler, fakat tek doğru vardır.”
TEŞEKKÜR
Bu dönem adaylarımız, çok efendice bu seçimi götürmektedirler. Uzun yıllardan beri Şaphane’nin geleceği için yazdığımız doğruları gören ve buna yer veren adaylarımıza, sonuç ne olursa olsun, teşekkür ederim. Eğer memleket sevdası varsa, sizi kimseler durduramaz. Doğrular, nerde olsa doğrudur.HAYIRLI OLSUN!Siz bu satırları okurken, yeni başkan ya seçilmek üzere ya da seçilmiş olacak. Yeni başkan ve ekibi hayırlı uğurlu olsun!Bu yıl ilk defa 5 başkan adayımız oldu. Beşi de seçilecek değil ya. Seçilemeyenler de olacak haliyle. İşte samimiyetleri burada ortaya çıkacak. Seçilemeyince, batsın Şaphane mi diyecek, var idiyse, Şaphane sevdası devam mı edecek. Memleketi gerçekten seviyorsanız, bu memlekete bizler gibi, sade vatandaş olarak da hizmet edersiniz. Başkanlık hizmet için bir vesiledir esas amaç olamaz. Memlekete, hizmete devam edin, onu gören mutlaka  olur.
SUYA YAZMAMIŞIZ!
Şaphane, medreseler şehri, İstanbul Osmanlı Kültürü’nün bir ileri karakoluydu. Bundan önceki nesil çok arı, temiz Osmanlıca Şaphane’de konuşurdu. Kültür Derneğimizdeki tarihi fotoğraflara bir bakın. Halk temiz elbiseli ve kravatlı. Hele belediye görevlileri, sanki başbakanlık görevlileri gibiydiler.  Belediye başkâtipleri, tek başına efendilik, kültür abideleriydi. Hele Şaphane tarihinden bir sohbet acarsanız, anlata anlata bitiremezlerdi. Aradan yarım asırdan biraz fazla bir zaman geçti. Bu arada bu Şaphane kültürünü yozlaştıran, küçük bir menfaatçi, geçmişle, kültürle ilgisiz bir nesilcik yetişti. Bu nesilcik kültür değeri, Şaphane’yi tanıtmada en önemli rol alacak “ İslamoğlu” nu  “ Cemilem Türküsü” nü görecek halleri yok.Allaha şükür yaza yaza bu nesilcik de islah olmaya başladı.
ŞAPHANE KİTABINDAN BİR YAPRAK; KİM BUNLAR?
… Yaşlı bir efe, belediyenin ahşap merdivenlerinden yorgun argın yukarı çıkar. Önemli haberleri, müjdeleri vardır. Daha salondan bağırarak “ Reis Bey “ diye seslenir. Nihayet reisin karşısına oturmuş kahvesini yudumlar. Derin bir sohbetten sonra, efe konuya girer.“ Reis! Bilirsin! Ben buralı olmadığım halde, her nedense bu Şaphane’yi o kadar çok sevmişimdir ki, bilemezsin. Çok düşündüm. Şu elimdeki Ilıcayı size vermek isterim. Burası gelecek vaat etmektedir. “ der.Reis ne demek istediğini tekrar sorar ve olayı iyice anlar ve sinirlenir. Kıpkırmızı olur.Reis “ Bak efe, seni çok severim. Bana başkası hamam bağışlamaya kalksa, şamarı yerdi. Ben ağa oğluyum. Bizim ve Şaphane’nin bir şerefi var. Efe biz hamamcı olacak kadar düştük mü? Ben bu teklifini duymamış olayım! “ der.Reis halen öfkesini alamamıştır. Efe de neye uğradığını ve reisin neden bu kadar kızdığına bir anlam verememiştir. Sadece “ Reis geleceği göremedi, anlayamadı “ diye kendi kendine konuşarak Şaphane’yi terk eder…Şimdi bu geleceği göremeyen Reis ve efe kim ola? www.saphane.tr.gg sayfamız maalesef aniden kaybolmuştur. Hepinizden özür diler, yeni sayfamızı bekleyin derim.Benim bölgemin merhametli ve çalışkan halkı! Şaphane Kültür, Tanıtma, Geliştirme ve Çevre Derneği’mizin 796 51917650-5001 Ziraat Bankası 796 Şaphane Şubesi’ndeki hesabına destek olalım. Her türlü katkınız Şaphane’ye güç katacaktır. Sağlıcakla kalın, hoşça kalın.
Hava Durumu
Anlık
Yarın
16° 23° 12°
Saat
ŞAPHANE KÜLTÜR, TANITMA, GELİŞTİRME VE CEVRE DERNEĞİ
ŞAPHANE'NİN GELECEĞİ
DESTEĞİNİZİ ACİLEN BEKLİYORUZ.
ŞAPHANE HALK KAHRAMANI " İSLAMOĞLU " Adlı eser büyük bir çilt halinde bitmek üzeredir. Basıma vermeden önce, bildiklerinizi bildirme zamanıdır. Kitap tam olsun!
ŞAPHANE KÜLTÜR DERNEĞİMİZ,
ŞAPHANE DERTLERİ HARMAN,
SENİN YARDIMIN MUHAKKAK ŞAPHANE'YE DERMAN
.
HESAP NUMARASI
ŞAPHANE ZİRAAT BANKASI
796 51917650-5001
 
DESTEĞİNİZ ŞAPHANE'Yİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEKTİR. DESTEĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER