• ŞAPHANE MEYDANININ TABİİ İSMİ OLAN " ŞAPHANE HALK KAHRAMANI MUSTAFA İSLAMOLU " ADI VERİLMELİDİR. DÜNYACA TANINAN TEK KAHRAMANIMIZIN İSMİNİN VERİLMESİ ÇOK GEÇ KALMIŞTIR
    • Bu alana bir metin ekleyebilir ve özelliklerini ayarlayabilirsiniz.

CEMİLENİN HAYATI


İŞTE CEMİLE HANIM!

CEMİLE'NİN HAYATI
Şaphane için kendini adamış Tahsin Ünlü, uzun  zamandan beri "Cemile'min gezdiği Şaphane Dağları meşeli" türküsüsünün kahramanları Şaphane'li Cemile Hanımı ve Ümmet Yıldırımı'ı arıyordu. Nihayet kendilerini buldu, konuştu. Cemile Hanımın çaktikleri, acıları ve hayatı, kaderin çizdiği tam hazır bir film senaryosu. Filmi bizim seceğimiz bir şireket bunu çekecektir. 

  

ŞAPHANELİ CEMİLE HANIM  KİMDİR?

“ Cemilemin gezdiği Şaphane Dağları meşeli” türküsünü hatırladınız. Bu türkü gerçekten Şaphane Dağı’nda yaşandı ve kahramanları halen sağ. Yazarımız Tahsin Ünlü uzun zamandan beri bu türkünün yaşayan kahramanlarını ortaya çıkarmaya çalışmaktaydı.

Nihayet  Tahsin Ünlü türkünün tüm kahramanlarını, Cemile Aktaş’ı Ümmet Yıldırım’ı tek tek buldu ve kendileriyle konuştu. Acı olay, hazır bir sinema senaryosu idi.

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ, Şaphane Kızılkoltuk Köyü'nden  koca ( iri, yarı ) Memiş ve Iraz Aktaş ’ın  8 Çocuklarından üçüncüsüdür. Cemile ailesiyle beraber Göçlük Köyü Cicikara Mahallesine göcerler.

 Ancak bu olayın Kahramanı Cemile’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmez ve çile kaderi olur. Buradaki gerçek olaylar, tam bir tabii filmdir ve bu konu film olabilecektir. Daha şimdiden duyuruyoruz.

İsmail oğlu Zabit Cicikaro Cemile ile evlenemeye karar verirler. Düğün cinayetle biter.

Düğün alayı arasında bulunan Gavur Ali lakaplı,  Ormancı Ali, rakı ister. Düğün sahibi bu isteği reddeder. Göçlük yareni, ormancıya bir rakı almadılar diye kırılır ve düğünü terk etmeye kalkar. Bunların gönlü alınır ve geri dönerler. Evin önünde yağmur sularıyla gölcük oluşmuştur. Seğmenler bu suyun etrafında dönerler ve suya doğru  ateş ederler.  Cemile’nin amcaoğlu Yaren Bayram Aktaş, babası silah verir. Yine Göçlük Köyü’nden  Hasan oğlu, Celal Yılmaz’ı kaza ile yaralar. O zaman imkanları da az olduğundan Celal Yılmaz kan kaybı ve barut zehirlenmesinden ölür. Katil Jandarma tarafından tutuklanır. Esasında olay kaza ile değil, düğün bahanesiyle daha 15 yaşındaki Celal Yılmaz’ın kasten vurulduğu söylentisi yayılır. Celal Yılmaz’a adet üzeri türkü yakılır. Halen köylülerin zihinlerindedir. Olayı hatırlarlar. Buradan " Celalım" şarkısı doğar.

 

Celalımın evleri dere kaşında

Celamımı vurdular 15 yaşında

Celalım, Celalım, ne oldun celalım

Kanlar içinde kaldın Celalım

Celalin evleri mektebe yakın

 Celali vurdular boyuna bakın

Şirin bahçesinde gül idin

Goncalarım açmadan vurulmuş oldun. ( Derleyen Hürü Akdağ Gölcük )

 

Bütün bunlara rağmen Cemile, Zabit Cikaro’ya gelin gelir. Bunlar esasında dayı, hala çocuklarıdır. 3 yıl sonra eşi askere gider. Gelin geldiği aile, düğünde bir kişinin cinayete kurban gittiğini ve gelinin uğursuz geldiğini öne sürerler ve gelini istemezler. 10 yıl sürecek boşanma davası böylece başlamıştır.

 

Cemile ailesine, babası koca Memeş’e dönmüştür. Hayvancılıkla geçinen aile de yazın Şaphane Gökçukur Yaylası’nda geçirmektedir.   Cemile’nin daha boşanma davası devam etmektedir.

 Ümmet Yıldırım Tahsin Ünlü'ye "Cemilem " Türküsü'nün doğuşunu anlatıyor.

Bu sırada Kızılkoltuk Köyü, Kayrak Mahallesi’den  Ümmet Yıldırım,ın 3 çocuk babasıdır ve eşi vefat etmiştir. Artık evlenmek istemektedir. Gökcukur Yaylası’na gelerek, bazı kişilerin yardımıyla Cemile’yi zorla Şaphane Dağı’nın türküde adı gecen meşelerin bol olduğu başka tarafına kaçırır. Cemile kaçmasın diye, bir odaya kitler. Cemile de evlenmeyi zaten reddetmektedir ve çok guruludur.  Bu arada Cemile’nin yanına diğer Yörük kadınlar ziyarete gelmektedir. Bunlardan Cemile’ye akıl verirler. En sonunda Raşit Yüksel’in verdiği akılı dinler.

“ Cemile akıllı ol kızım. Yoksa seni yaşatmayacaklar. Sen bunlara evleneceğim, çağırın babam Koca Memiş’i, isteyin de koc Memiş Nikah kıyılsın de “ derler. Cemile de bu öğütleri yerine getirir. Cemile’nin babası koca Memiş’i çağırırlar. Türkü de olayın burasına  açıkça  geniş yer verilmiştir.  Her kıtanın sonunda   “Nikamızı Kıysın, Ünnen Gelin Koca Memiş'e “
denmektedir. Ünen Gelin Koca Memiş’e  - bugünkü Türkçe ile  “ Çağırın gelin Koca Memiş’i, ( babası ) kıysın nikâhımızı “ anlamına gelmektedir. Cemile’nin babası iri yarı bir yayla adamı olduğundan, Koca Memiş lakabı takılmıştı.

Gerçekten Cemile’nin babası Koca Memiş Aktaş, jandarma eşliğinde Şaphane Gökçukur Yaylası’na gelir. Cemile babası, hep beraber Şikayet dilekçesini geri almak üzere Gediz Savcığı’na gidilir. Cemile kendisine verilen öğütleri tutar ve  kendini güvencede hissedince karşı tarafa geçer ve durumu anlatır.

Gediz Savcısı Cemile’yi kaçıran Ümmet Yıldırımı ve 4 arkadaşını hemen orada tutuklar.

CEMİLE HANIM TÜRK KADIN GURURUNU KORUMUŞTUR.

 

Artık Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi’nde yıllarca sürecek ceza davası başlar. Bu arda Ümmet Yıldırım’ın ağır bir ceza alacağı ortadır. Şaphane’nin ve Gediz’in tüm ileri gelenleri Cemile Hanıma seferber olurlar. Evlenip, şikâyetinden vaz geçmesini rica eder, yalvarır yakarırlar. Cemile Hanım, tüm bu risklere, ısrar ve yer yer tehdit de olmasına rağmen, KADIN GURUNU KORUR ve şikâyetinden vaz geçmez, evlenmeyi de reddeder.

 

Bunun üzerine Kütahya Ağır Ceza Mahkemesi Ümmet Yıldırım’ı 15 yıl 2 aya mahkûm eder. Hapishane’de bu olayı her gün anlata anlata diğer mahkûmlar olayı artık ezberlemişlerdir.  Hapishane arkadaşı Çeltikçili Kadir Aksoy, öyküyü kaleme almış, yazıya dökmüştür. Bu kadar olaylarla, acılarla dolu bu öykünün türkü olmasını istemektedir. Hapishaneden olayı müzik sanatçılarına durmadan göndermektedir. Nihayet  müzik sanatçısı Necat Bayram’a da yazarlar. O sıralarda da Kütahya damadı Özay Gönlüm ve kayınbiraderi Hisarlı Ahmet  Ege Bölgesi’nden öyküler, mahalli türküler derlemektedir. Öykü Özay Gönlüm’e ulaşmış ve Özay Gönlüm’de öyküye uygun bir türkü hazırlamıştır. “ Cemilem” türküsünü ilk defa Ümmet Yıldırım ve arkadaşlarına hapishanede dinletilir ve olaya uygun olup olmadığı sorulur. Türkü'nün orijinal hali şu şekildedir.

 Olay Özay Gönlüm’ün sazının tellerine gerçeğe uygun aktarılmış ve ona ruh verilmişti.

Sadece Türkünün orijialinde bulunan, " Cemilemin gazdiği Şaphane Dağları meşelidir. "  ve hep Türküde " Koca  Memiş " Türküyü Denizli'ye mal etmek için Şaphne izleri silinmiştir. Esasında " hoca Memiş " diye birsi zaten yoktur. Cemilenin babası  Memiş Ağa, yayla adamıdır. Çok iri yarı, pehlivan yapılıdır. Ona, yöre dilimizle İRİ, YARI anlamında KOCA MEMİŞ lakabı takılmış, bu isimle tanınır olmuştur. Bu bakımdan Türkü aslı gibi söylenmelidir.

 Olayın kahramanından da türkü onay almış ve artık türkü piyasadadır. Türkü dünyaya yayılır.

Onlarda bunu besteler ve Şaphane Dağı türküsü olur. Haliyle Kütahya Damadı Özay Gönlüm  Denizlili olması dolayısıyla, sanki türkü de Denizli’nin sanılmaktadır. Gerçekte ise, olay ve yeri Şaphane’dir.  Türkü Şaphane ve Denizli’nin ortak bir kültürüdür.

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ ve eşi Ethem Akataş’ı Uşak’daki evlerinde ziyaret ettiğimiz de kendisiyle konuştuk, 5 temmuz Cumartesi günü, Şaphane Dağı 3 Bölgesel Yayla Şöleni’ davet ettik. Cemile Hanım:

“ O  Gökçukur Yaylası’nda acı tatlı günlerimiz oldu. Gökcukur Yaylası o zaman bizimdi. Şaphane’de haliyle çok tanıdıklarımız vardır. Sizin yazdığınız olaylar başımızdan geçti. Ben Türk kadının gururunu, davamdan tüm ısrarlara rağmen asla vaz geçmeyerek korudum. Evlatlarıma ve Türk kadına şanlı bir geçmiş bırakıyorum.  “ Cemilemin gezdiği Şaphane Dağları meşeli” türküsündeki o Cemile’nin ben olduğumu şimdi sizden öğreniyorum. Ama türkünün öyküsünün bana ait olduğu kesin. Babam gerçekten “ koca Memiş” idi. Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ne o Şaphane Dağı’nın ve Yaylanın hatırı için sağlığım el verirse, katılacağım. Başımdan geçen olaylar, ancak bir filmde olabilirdi. Kimseye kırgın değilim. Olaylar geride kaldı. Artık herkesle kardeşiz. Filminin çevrileceğine de inanıyorum. Şaphane ve bölge halkıyla Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöle’nin de buluşmak üzere, herkesi, hemşehrilerime selamlarım.”

 

Kütahya, Şaphane Gürkuyu, Kayrak Mahallesi’nde Ümmet Yıldırım’ı da ziyaret ettik.

Ümmet Yıldırım:

Ümmet Ağa türküde adı geçen olayları, yaşadıklarını ve bunu nasıl dünyaca tanınan türkü haline getirildiğini heyecanla anlatıyor.

“ Bizler, dağda ve yaylarda yaşayan insanlardık ve cahil kaldık. Olayımızı gençler mutlaka okusun. Eşim öldükten sonra 3 çocukla ortada kaldım. Evlenmek maksadıyla Cemile Hanımı, bazıların kışkırtmasıyla cahillik eseri olarak kaçırdım. Bu cahillik ve zorbalığın faturası 15 yıl 2 hapisti. Fiilen 8 yıl 8 ay yattım. 1974 aftan faydalanarak çıktım. Olay tam sizin yazdığınız gibidir. Hapishane de benim ve arkadaşım Kadir Aksoy’nun müzisyenler durmadan yazması ve Özay Gönlüm’ün derlemesiyle “ Şaphane Dağı “ türküsü ortaya çıkmıştır. Oradaki adı geçen meşeleri, Şaphane Dağı’nda bugün dahi gösterebilirim. Bu türküyü hayata geçmesini sağlayan kişiler bizleriz.

Olay 1965 yılında olmuştur. Aradan uzun yıllar geçmiştir. Artık ahret-dünya kardeşim, bacım, hemşerim Cemile Hanıma kırgın filan değilim. O artık bizim kardeşimiz. Artık ikimizin de çok şerefli ailelerimiz ve torunlarımız var. Yıllar sonrada olsa, kendilerinden özür dilerim. Türk kadının gururunu, yanına gitmeyen kalmamasına rağmen, davasından vaz geçmeyerek Cemile Hanım korumuştur. Durumumuz gençlere örnek olsun. Bu bakımdan film gibi olayımız, mutlaka bir film olmalıdır. Ben buna inanıyorum. Tüm bölge halkının “ Şaphane Dağı 3. Bölgesel Yayla Şöleni’ni candan kutlarım. Sizi, bize ulaştıran Veteriner Hekim Yalcın Karakaş’a, Gürkuyu eski muhtarı Eşref Özçelik’e teşekkür ederim. ”

Cemilem Türküsü'nün sözlerini 10 sene uğruna yattığım hapishanede yazdım. Orijinal sözleri haliyle şöyledir.

" CEMİLEMİN GEZDİĞİ ŞAPHANE DAĞLARI MEŞELİDİR "

şeklindedir. O Şaphane Dağı'nda kasdettiğim meşeleri bu gün dahi gösterebilirim.

Ayrıca şarkının orijinalinde " ... KOCA MEMİŞ... vardır. Hoca Memiş diye biri yoktur. Bu sonradan uydurulmuştur. esasında KOCA MEMİŞ Cemile Hanımın babasıdır. Yayla adamı olarak iri yarıdır. bu bakımdan KOCA MEMİŞ lakabını almıştır. Bu şarkı söylenirken, aslına uygun olarak söylenmelidir.

Biz, türküde anlatılan olayın kahramanları hala sağız. Şaphane idareceilerinin, Şaphane'yi 1. derecede tanıtacak bu imkann  halen farkına varamamış olmaları yürekler acısıdır.

Geriye, sadece olayı filme çekmek kaldı. Bu da çok yakındır. Yeter ki olayın, bölgemiz için ehemmiyetini zamanında kavrayabilelim.





 Cemile'nin evi ve yakınları Şerif ve eşi Hediye Cicikara 

ŞAPHANELİ“CEMİLE” FİLM OLSUN!

 

Cemilem türküsünü hatırladınız mı?

 

Cemile'min Gezdiği Şaphane Dağları Meşeli İmanım,
Haydi Üç Gün Oldu Cemilem Ben Bu Derde Düşeli.
Gaydiri Gubbak Cemile'm,
Nasıl Nasıl Edelim Biz Bu İşe
Nikamızı Kıysın,
Ünnen Gelin Koca Memiş'e.

Cemile Gız Ne Gezersin Hayatta,
Basma Da Fistan, Parlak Da Potin Ayakta.
Gaydiri Gubbak Cemile'm,
Nasıl Nasıl Edelim Biz Bu İşe
Nikamızı Kıysın,
Ünnen Gelin Koca Memiş'e.

Cemile'nin Fistanı Saman Sarısı İmanım,
Haydi Gören Sancak Cemile'm Gızı Memur Garısı.
Gaydiri Gubbak Cemile'm,
Nasıl Nasıl Edelim Biz Bu İse
Nikamızı Kıysın,
Ünnen Gelin Koca Memiş'e.

 

Şaphane’de veteriner hekim Yalcın Karataş’ın Cemilem Türküsü’nün Şaphane’ye ait olacağı uyarıları üzerine, olayı incelemeye başladık. Henüz tarafların bir kısmıyla görüşebildik. Esasen 1960 yılındaki olayın başladığı Göçlük Köyü’nden  Şerif ve eşi Hediye Cicikara ile görüştük. Olayın içinde olan ve halen dün gibi hatırlayan  bu aile olayı detaylı bir şekilde anlattılar. Şaphane halkından da olayı yaşayan bilen kişiler var.

 

Bu türkünün geçtiği yer, Şaphane Dağı’dır. Olaya Şaphane Gürkuyu, Kızılkoltuk Köyleri ve Gediz Göçlük Köyü’nün adaları da geçmektedir..

 

Olayın Kahramanı Cemile AKTAŞ,   koca ( Büyük ) Memiş ve Iraz Aktaş ’ın  8 Çocuklarından üçüncüsüdür. Cemile ailesiyle beraber Göçlük Köyü Cicikara Mahallesine yerleşirler.

 

 Anacak olayın Kahramanı Cemile’nin başına gelenler, pişmiş tavuğun başına gelmez ve çile kaderi olur. Buradaki gerçek olaylar, tam bir tabii filmdir ve  bu konu film olabilecektir. Gerekli yerlere duyuracağız.

 

İsmail oğlu Zabit Cicikaro Cemile ile evlenemeye karar verirler. Düğün cinayetle biter. Düğün alayı arasında bulunan  Gavur Ali lakaplı,  Ormancı Ali, rakı ister. Düğün sahibi bu isteği reddeder. Göçlük yareni, ormancıya bir rakı almadılar diye kırılır ve düğünü terk etmeye kalkar. Bunların günlü alınır ve geri dönerler. Evin önünde yağmur sularıyla gölcük oluşmuştur. Seymenler bu suyun etrafında dönerler ve suya doğru  ateş ederler.  Cemile’nin amacaoğlu Yaren Bayram Aktaş, Yine Göçlük Köyü’nden  Hasan oğlu, Celal Yılmaz’ı kaza ile yaralar. O zaman imkanlarda az olduğundan Celal Yılmaz kan kaybı ve barut zehirlenmesinden ölür. Katil Jandarma tarafından tutuklanır.

 

Bütün bunlara rağmen Cemile, Zabit Cikaro’ya gelin gelir. Bunlar esasında dayı, hala çocuklarıdır. 3 yıl sonra eşi askere gider. Gelin geldiği aile, düğünde bir kişinin cinayete kurban gittiğini ve gelinin uğursuz geldiğini öne sürerler ve gelini istemezler. 10 yıl sürecek boşanma davası başlamıştır.

Cemile ailesine dönmüştür. Hayvancılıkla geçinen ailede yazın Şaphane Gökçukur Yaylası’nda geçirmektedir.   Cemile’nin daha boşanma davası devam ederken, bu sefer Kızılkoltuk Köyü, Kayrak Mahallesi’den  Ümmet Yıldırım, Gökcukur Yaylası’na gelerek, bazı kişilerin yardımıyla Cemile’yi zorla Şaphane Dağı’nın meşelerin bol olduğu başka tarafına kaçırır. Cemile kaçmasın diye, el sürmeden bir odaya kitler. Cemile de evlenmeyi zaten reddetmektedir.  Bu arada Cemile’nin yanına diğer Yörük kadınlar ziyarete gelmektedir. Bunlardan Cemile’ye akıl verirler.

 

“ Cemile akıllı ol kızım. Yoksa seni yaşatmayacaklar. Sen bunlara evleneceğim, çağırın babam Koca Memiş’i, isteyin de Nikah kıyılsın de “ derler. Cemile de bu öğütleri yerine getirir. Cemile’nin babası koca Memiş’i çağırırlar. Türkü de olayın burasına  açıkça  geniş yer verilmiştir.  Her kıtanın sonunda   “Nikamızı Kıysın, Ünnen Gelin Koca Memiş'e “
denmektedir. Ünen Gelin Koca Memiş’e  - bugünkü Türkçe ile  “ Çağırın gelin Koca Memiş’i,( babası ) kıysın nikahımızı “ anlamına gelmektedir. Cemile’nin babası iri yarı bir adam olduğundan, Koca Memiş lakabı takılmıştı.

 

Gerçekten Cemile’nin babası Koca Memiş Aktaş, jandarma eşliğinde Şaphane Gökçukur Yaylası’na gelir. Cemile babası ve Jandarmayı görünce, babası tarafına geçer ve durumu anlatır.

 

Jandarma zorla kızı kaçıran Ümmet Yıldırımı ve 4 arkadaşını hemen orada tutuklar.

 

Ümmet Yıldırım 9 yıla mahkûm olur. Hapishane’de içerleği bu olayı her gün anlata anlata diğer mahkumlar olayı artık ezberlemişlerdir.

  

Anlatıldığına göre, nihayet bu hikâye müzik yapımcılarına, hatta Ozay Gönlüm’e kadar ulaşır. Onlarda bunu besteler ve Şaphane Dağı türküsü olur

Hava Durumu
Anlık
Yarın
15° 5°
Saat
ŞAPHANE KÜLTÜR, TANITMA, GELİŞTİRME VE CEVRE DERNEĞİ
ŞAPHANE'NİN GELECEĞİ
DESTEĞİNİZİ ACİLEN BEKLİYORUZ.
ŞAPHANE HALK KAHRAMANI " İSLAMOĞLU " Adlı eser büyük bir çilt halinde bitmek üzeredir. Basıma vermeden önce, bildiklerinizi bildirme zamanıdır. Kitap tam olsun!
ŞAPHANE KÜLTÜR DERNEĞİMİZ,
ŞAPHANE DERTLERİ HARMAN,
SENİN YARDIMIN MUHAKKAK ŞAPHANE'YE DERMAN
.
HESAP NUMARASI
ŞAPHANE ZİRAAT BANKASI
796 51917650-5001
 
DESTEĞİNİZ ŞAPHANE'Yİ DAHA DA GÜÇLENDİRECEKTİR. DESTEĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER