ANASAYFA

EN HIZLI YERLİ BASIN:
Anında haber, anında video
Yeni Başkaının açılış konuşması, vaadleri canlı seyredin
Facebook  TAHSİN ÜNLÜ, ORDA CANLI SEYREDİN


YENİ BAŞKAN RASİM DAŞHAN GÖREVİ 4.04.2014 CUMA GÜNÜ TESLİM ALDI.
Dürüstlük, şaffaflık sözü verdi. Hayırlı uğurlu olsun Şaphanemiz için.


SAYIN ŞAPHANE MÜFTÜMÜZ OSMAN AHMET KAYALI'YA BU SORUNU ORTADAN KALDIRDIĞI İÇİN KENDİSİNE TEŞEKKÜR EDİYORUZ.






 Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi Hoca



Sadece bir kişiye İŞKENCE edebilmek için ne kadar emek verilmiş boş yer bırakılmamaıştır.




 


Kontrol edilme ihtimalinde, hoparlörler anında sökülebiliyor ve her şey normalmiş gibi gösteriliyor

SELCUKLU ESERİ, 800 YILLIK TARİHİ ULU CAMİMİZİN SADECE BASİT 3 HOPARLÖRÜ VARKEN, HEMEN ONUN YANINDAKİ, İKİZ MİNAREDE  8 TANE, SON DERECE ŞİDETLİ SES YAPAN HOPARLÖRLERLE NEDEN DONATILIR?


  Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi

ŞAPHANE EĞRİBUCAK CAMİİ

CAMİ VE MİNARE HOPARLÖRLERİ FETİŞ (İŞKENCE ) HALİNE GETİRİLMİŞTİR

. DÜNYANIN EN GÜZEL SESLİ VE USÛL BİLEN MÜEZZİNİ, AŞIRI YÜKSEK SESLİ HOPARLÖRLE EZAN OKUNURSA EZAN BOZULUR. ( GECERSİZ KALIR )

Şaphane Eğribucak Camii minaresi, adeta ses kulesine çevrilmiş, kasıtlı kişilere yönelik, camları çatlatacak kadar  ses şiddeti artılarak İŞKENCE ARACI olmaktadır.  Resmi makamlara ve Şaphane müftülüğüne yazılı, detaylı, şiddeti tespit eden fotoğraflarla beraber verilmiştir. Ayrıca Kulak doktorları bu aşı ses şiddetinden dolayı, işitme kaybı olduğunu ve ses şiddetine çare bulmam gerektiğini belirtmişlerdir. Bu raporları da müftülüğe verdim. Müftü Bey " Ben olsam da isyan ederdim " demiş, etrafına emirler vermiştir. Bir ara kasıtlı hoparlöre biraz yön verilerek, esas işkenceyi sağlayan kaldırılarak, ortam yaşanacak hale gelmişti. Ayrıca İl Çevre Müdürlüğü'nden 3 kişilik heyet gelmiş ve kendilerine gerekli uyarılarda bulunmuştu.  Her an otomatik olarak sürekli minarenin fotoğraflarını çekiyorum. Sonradan incelemelerde, kontrol sırasında esas hedefli, işkenceyi üreten hoparlörün bir anda sökülmüş olduğunu ve sonradan daha güçlüsüyle de yerine takıldığını tespit ettim. Fotoğrafları zaten görmektesiniz.

Bu minaresin, aralıksız, boş kalmayacak şekilde hoparlörle maksatlı donatıldığına inanamayan, halk, emekli imam ve din adamları,  dernek başkanı, görünce inanamadılar. Hemen müftülüğe koşarak, bu işkenceye son verilmesini talep ettiler. Müftü Bey de her zaman olduğu gibi sağa sola emirler verdi. Nafile! Müftülüğü de, halkı da dinleyen yok. Halen şiddet, kasıtlı işkence devam ediyor. Çevre de bulunan bilhassa çocuklarda, henüz farkına varılmayan ses kayıpları için üzülmemek elde değil, kendi çoçuklarım ve torunlarım da gelememektedir. Evde kimse çalışamıyor, ziyarete gelenler de ikayetci.

Bunun üzerine dünyaca tanınan din büyüklerinin, bu şekilde ezanin geçirsiz, fetiş, İŞKENCE olduğu şeklindeki görüşlerine, gerçeklere yer vermeye başlıyorum. Ama sizler, din adına yapılan işkenceyi, hoparlörle donatılan İŞKENCE kulesini mutlaka görün.

Devlet, bu Eğribucak Camiisini, Ulu Camii'nin dibinde olması ve aynı görevi görmesi dolayısıyla kapatma kararı vermiş ve uygulamaya geçilmişti. Ben de mahalli gazeteci ve vatandaş olarak, "  ezanlar susmaz, bayraklar inmez " edebiyatını öne çıkararak, bu caminin açık kalmasını sağlamıştım. Devlet haklıydı. İki minare  o kadar yakın ki, ezanlar biri birine karışıyor ve bir uğultu çıkıyor. Devlete ayrıca her ay milyarlarca liraya patlıyor. Bizler belki bunun acı cezasını şimdi çekmekteyiz. Din adamlarına, halka, müftütüye rağmen işkence aralıksız devam ediyor. Bu işkenceyi yapanlar, hasta yatanları, bebekleri, bu aşırı ses şiddetinden farkında olmadan işitme kaybına sebep olduklarını düşünemiyorlar, din büyüklerini dinlemiyorlar.

Bir de minarede belediye hoparlörleri var. Mahalli seçimlerde haliyle siyasi konuşmalarda buradan . verilecektir.

 
 -----------------------------------------------------
  

Milli Görüş’ün önemli isimlerinden Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi bugünkü köşesine ezan sesinin yükseliğini taşıdı.  Özetle:
05 Eylül 2013 Perşembe 15:23

hoparlörlerle yüksek sesle okunmasından şikayetçi olduğunu belirttiği yazısı özetle şöyle :

Bir Müslüman kesinlikle ezandan şikayetçi olmaz.

Lakin hoparlörlerden şikayet edebilir.

Hoparlörden şikayet etmek, ezandan şikayet etmek manasına gelmez.

Bendeniz namaz kılan bir Müslüman olarak hoparlörlerin sonuna kadar açılarak ezan okunmasından yıllardan beri çok şikayetçiyim.

Evet açık konuşuyorum: 'Ezandan asla şikayetçi değilim, ezan kutsaldır, şikayetçi olmam düşünülemez ama şu sonuna kadar açılan, avaz avaz haykırtılan hoparlörlerden şikayetçiyim.'

Cami ve minare hoparlörleri fetiş haline getirilmiştir.

Hiçbir imamın, müezzinin, müftünün, cami derneği mensubunun hoparlörleri 65, bilemediniz 70 veya 80 desibel şiddetinden yükseğe ayarlayarak ezan oku(t)maya hakkı yoktur.

Dünyanın en güzel sesli ve usûl bilen müezzini, aşırı yüksek sesli hoparlörle ezan okunursa ezan bozulur.

Hoparlörlerden şikayet eden vatandaşlara siz ezan düşmanısınız demek yanlıştır, adaletsizliktir.

Diyanete, müftülüğe, kaymakamlığa, belediyeye, kamuoyuna şikayet etmeleri gerekirdi.

Şikayet dilekçelerine de, biz ezandan değil, sonuna kadar delicesine açılan çılgın hoparlörlerden şikayetçiyiz diye yazmaları gerekirdi.

Bendeniz şimdiye kadar çok yazdım, hoparlörler sonuna kadar açılmasın dedim ama kimse ilgilenmedi.

Sabah namazlarında camiler boş, lakin hoparlörler sonuna kadar açılarak ezan okunuyor.

Bu memlekette öyle ezanlar okunmalı ki, sabahları namaz kılmayanlar bile onları dinlemek için uyanmalı.

Sesi müsait değil, ezanla ilgili musiki, usûl, eda kültürü yok, alıyor eline mikrofonu bağırıyor avaz avaz…

Sesi müsait olmayanların mikrofonla hoparlörle ezan okumaları yanlıştır.

R4Eİyi okunan ezanlar gayr-i Müslimleri bile celb eder.

 

Ezan duyan turistler, şu Müslümanların dinleri ne güzel, ibadete davetleri ne hoş demeli, heyecan ve zevk içinde dinlemeli.

Diyanet İşleri Başkanlığı, Teknik Üniversitesi akustik uzmanları ile işbirliği yaparak kaç desibel ezan okunması gerektiğini ayarlamalıdır.

Ya Rabbi ne günlere kaldık, çözümü gayet kolay ve basit olan cami ve minare hoparlörleri meselesini bile çözemiyoruz.”

 Milli Görüş’ün önemli isimlerinden Milli Gazete yazarı Mehmet Şevket Eygi

Daha diğer görüşlerle devam edecek!


Sosyolog Zahid Erenyol SANKİ ŞAPHANE EĞRİBUCAK CAMİSİ'SİNİ DİLE GETİİRİYOR.

 

+-EZANDA SES KİRLİLİĞİ...!

YAŞAM HAKLARI

Platformdan uzun zamandır camilerde okunan yüksek sesli ezanlardan dolayı şikayetler olduğunu ve bu konuda bir yazı yazmamı istediler.

Vakıflar denetimindeki tarihi camilere hoparlör konulması yasaklanmıştır.Bu konuda yasa vardır. Semtimizde buunan üç caminin vakıflar ile birlikteliği olmadığından yüksek desibeldeki ezan gürültülerinin düzenlenmesi Kadıköy Müftülüğü ve camimiz imamlarının insafına kalmaktadır. Ses kirliliği ile mücadele kapsamında hoparlörlü camilerin çevreye fevkalade gürültü saçan ve rahatsızlık veren bir konuma geldikleri görülmektedir.

Bas, tiz ve frekans aralıkları iyi odaklanmamış, sinüs dalgası ayarsız ve demode teknolojiyle üretilmiş bu hoparlörlerden çıkan seslerdeki bozukluk, cızırtı, distorsiyon, elektronik parazitler bir yana, aynı anda bir sürü camiden karmakarışık yayılan ve birbirine karışan ses dalgaları birbiriyle çarpışarak kırılmakta, kentin genel gürültüsüyle de birleşerek gürültü basıncının artmasına neden olmaktadır. Gürültü basıncının bu şekilde artmasıyla oluşan ses kirlenmesi insan sağlığı açısından çok büyük sakıncalar doğurabilmektedir.

Tarihi cami ve mescitlerdeki hoparlörlerin sökülmesine başlanıp başlanmadığını bilmiyorum ama, Vakıflara bağlı olsun olmasın, estetik, tarihi ve akustik güzelliğin bozulmasına ve ses kirliliğine neden olan tüm camilerdeki hoparlörlerin sökülmesine bir an önce başlanması çevre sağlığı bakımından gereklidir. Ezan okunacaksa bunun çağdaş medeniyet ve şehircilik anlayışına göre, çevre koruma, kentsel etik ve görgü kurallarına uygun bir şekilde yapılması herhalde dinen de daha doğru olacaktır.

Neticede makamı usulü olan bir ezgidir ve standardı olmadığından müezzinin sesine ve caminin yatak odasına yakınlığına göre değişebilir rahatsız olabilme ihtimali..

Ezan ibadete çağrı, bir nevi davetiyeyse gidilecek yerin davetiyesine de mutlaka hayran olunamayabilir..Her müezzinin bülbül gibi şakıyamaması da doğaldır sonuçta..

Haaa ben mi? Ben rahatsızlık duymuyorum çünkü bize çok yakın değil. Ama hemen evimin dibinde olsaydı ve günde beş kez ve cuma günleri cenazeler için verilen salalarda yerimden zıplayacak kadar çok yüksek bir ses olsaydı…

İnaçların veya iletişim araçlarının açığa vurulmasını veya başka birilerini rahatsız etmelerini doğru bulmuyorum.İbadetini yerine getirmek isteyen saatini kurar, saati çaldığında,ibadeteni yapar, ibadethanesine gider.Ayrıca ister davul çalıp, ister çanla gece ağır koşullarda çalışmış bir işçiyi veya memuru, işvereni uyandırmanın geçerli bir nedeni olamaz hem ibadetin gizli ve sessiz olanı makbuldur.Hukukende davayı gerektirir.

Sabah namazlarında her üç camimize gelen Müslüman kardeşlerimizin sayısı parmaklarım kadardır. Onlarda genelde hepsi yaşı insanlarımızdır. Sırf bu üç beş kişi huzur bulacak diye yüzlerce insan sabahın beşinde yataklarından fırlamak zorunda mı. Hastası var, gece çalışanı var, küçük yaşta çocuklar var, psikolojik tedavi göreni var. Hepimizi sevgiye ve hoşgörüye davet etmesi gereken dinin simgelerinden biri camilerin hayatımızda böyle birer nefret odağı haline gelmesi mi gerekiyor?


( EZAN ASLINA UYGUN OLARAK İNSAN SESİYLE OKUNMALIDIR )
"Teknolojiye gavur icadı diyen bu müslümanlar, niye dinlerinin sembolü ezanlarını yine bir "gavurun" icadı anfiyle kirletiyorlar? Çağrı filminde Bilal'in okuduğu ezan ile bu hoporlörlerden çıkan bağırtı aynı şey değil ki! Artık herkesin evinde çalar saati var hatta Ezan okuyan saatler bile var. Niye herkesi bu kadar irkiltecek yükseklikte okunuyor ki ezan? Namazını zamanında kılmak isteyen alır bir çalar saat daha olmadı cep telefonuna yükler bir program, kimseyi rahatsız etmez. Ezan sesini daha yüksek bağırtmakla daha fazla insanı çektiklerini sanıyorlarsa, bu işin başındaki zihniyetin ilkokul düzeyinin de altında eğitime sahip olduğu besbelli ortada."

Hepimize iyi namazlar diliyorum.

Sosyolog Zahid Erenyol

Şaphane İlçe Müftülüğü

Web Sitesi

www.saphanemuftulugu.gov.tr  

e-mail Adresi

  saphane@diyanet.gov.tr

Telefon

(0 274) 551 24 06 - 551 25 29

Fax

(0 274) 551 24 29

Adres

Türegün Mahallesi Karamanca Caddesi No:5 43950 Şaphane-KÜTAHYA

İlçe Müftüsü

Ömer Ahmet KAYALI

 

ŞAPHANE İLÇE MÜFTÜSÜ

Ömer Ahmet KAYALI